rejuvenating - Türkçe İngilizce Sözlük

rejuvenating

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"rejuvenating" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rejuvenating s. gençleştirici
The rejuvenating factor of rose water is extremely useful in diminishing dark circles.
Gül suyunun gençleştirici faktörü koyu halkaların azaltılmasında son derece faydalıdır.

More Sentences
rejuvenating s. canlandıran
These routines are both for your personal care and also for rejuvenating your marriage.
Bu rutinler hem kişisel bakımınız hem de evliliğinizi canlandırmak içindir.

More Sentences
rejuvenating i. gençleştirme
rejuvenating i. yenileme
rejuvenating s. gençleştiren
rejuvenating s. gençleşen
rejuvenating s. ihya eden
rejuvenating s. yenileyen