| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | retaliate f. | misilleme yapmak | ||
|
General tries to convince the public to retaliate with nuclear warfare. General halkı nükleer savaşla misilleme yapmaya ikna etmeye çalışıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | retaliate f. | misilleme yapmak | ||
|
General tries to convince the public to retaliate with nuclear warfare. General halkı nükleer savaşla misilleme yapmaya ikna etmeye çalışıyor. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | retaliate f. | misilleme yapmak | ||
|
General tries to convince the public to retaliate with nuclear warfare. General halkı nükleer savaşla misilleme yapmaya ikna etmeye çalışıyor. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | retaliate f. | misilleme yapmak | ||
|
General tries to convince the public to retaliate with nuclear warfare. General halkı nükleer savaşla misilleme yapmaya ikna etmeye çalışıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | retaliate f. | mukabele etmek | ||
| Genel | retaliate f. | aynını yapmak | ||
| Genel | retaliate f. | dengiyle karşılamak | ||
| Genel | retaliate f. | intikam almak | ||
| Genel | retaliate f. | öç almak | ||
| Genel | retaliate f. | intikamını almak | ||
| Genel | retaliate f. | misillemede bulunmak | ||
| Genel | retaliate f. | aynı şekilde karşılık verilmek | ||
| Genel | retaliate f. | kötülüğe kötülükle karşılık vermek | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | retaliate with a nuclear response f. | nükleer bir misilleme yapmak |
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | retaliate against f. | misilleme yapmak |
| Konuşma | ||
| Konuşma | don't retaliate expr. | adamlık sende kalsın |
| Konuşma | don't retaliate expr. | insanlık sende kalsın |