revive - Türkçe İngilizce Sözlük

revive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

revive — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈvaɪv/ – BrE /rɪˈvaɪv/)
Terim Türü:
Fiil: revive (revives – revived – reviving)
Zayıflamış ya da durgun hâle gelmiş bir varlığa, sürece veya ilgi alanına yeniden güç kazandırmayı tanımlayan fiildir. Latince revivere kökünden evrilmiş ve “yeniden yaşamak” fikrini doğrudan eyleme taşımıştır. Tıp, kültür ve ekonomi bağlamlarında geçici durgunluk sonrası yeniden etkinleşme sürecini betimlemek için değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
rejuvenate, restore
Zıt Anlamlılar:
weaken

"revive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
revive f. canlandırmak
The company is rapidly reviving business activities in Africa.
Şirket Afrika'daki ticari faaliyetlerini hızla canlandırıyor.

More Sentences
revive f. diriltmek
You'll never be able to revive someone who is only pretending to be dead.
Sadece ölü taklidi yapan birini asla diriltemezsin.

More Sentences
revive f. dirilmek
Genel
revive f. yeniden canlandırmak
No, it is indeed a question of discussing, rethinking and reviving a European project all over again.
Hayır, bu gerçekten de bir Avrupa projesini yeniden tartışmak, yeniden düşünmek ve yeniden canlandırmak meselesidir.

More Sentences
revive f. yeniden canlanmak
Anatolian pop-rock spirit of the 70s revives!
70'lerin Anadolu pop-rock ruhu yeniden canlanıyor!

More Sentences
revive f. tazelemek
My hopes revived.
Umutlarım tazelendi.

More Sentences
revive f. yeniden sahnelemek
His only dream was to revive the musical Groundhog Day.
Tek hayali Groundhog Day müzikalini yeniden sahnelemekti.

More Sentences
revive f. hayata döndürmek
Sami tried to revive Layla.
Sami, Layla'yı hayata döndürmeye çalıştı.

More Sentences
revive f. canlanmak
The plants will revive after a good rain.
Bitkiler iyi bir yağmurdan sonra canlanacaktır.

More Sentences
revive f. yeniden devam etmek
After giving birth, she did her best to revive her career.
Doğum yaptıktan sonra kariyerine yeniden devam etmek için elinden geleni yaptı.

More Sentences
revive f. biti kanlanmak
revive f. ihya etmek
revive f. tasfiye etmek (metal)
revive f. diriltmek (bir geleneği)
revive f. ayılmak
revive f. tekrar uygulamaya başlamak
revive f. gündeme getirmek
revive f. uyandırmak (his)
revive f. yeniden uyandırmak (merakı/hatırayı)
revive f. canlılık kazandırmak
revive f. yeniden oluşturmak
revive f. renk katmak
revive f. hayata dönmek
revive f. neşelendirmek
revive f. tekrar yayınlamak
revive f. tekrar canlandırmak
revive f. ortaya çıkmak
revive f. geri gelmek
revive f. yeniden hayat bulmak
revive f. yaşama döndürmek
revive f. hatırlamak
revive f. anımsamak
revive f. hatırına gelmek
revive f. zihinde yeniden belirmek
revive f. eğlendirmek
revive f. yüzünü güldürmek
revive f. yeniden hayata döndürmek
Hukuk
revive f. tekrar yürürlüğe koymak
Medikal
revive f. komadan çıkmak
revive f. iyileşmek
revive f. depresyondan kurtulmak
revive f. normal hayata dönmek
Kimya
revive f. (metal) doğal veya bağlanmamış haline getirmek
revive f. doğal veya bağlanmamış haline indirgemek
Çevre
revive f. (taban seviyesine çöken bölgede) genç topografik özellikler geliştirmek
Coğrafya
revive f. (akıntının) aşındırıcı gücünü artırmak
revive f. yeniden aşındırıcı hale getirmek
Tiyatro
revive f. sahneye koymak (eski bir oyunu)
revive f. yeniden oynamak (eski bir oyunu)
Sinema
revive f. (eski oyun veya film) yeniden göstermek
revive f. yeniden sunmak
revive f. yeniden sergilemek

"revive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
revive a person f. yaşama döndürmek
revive a person f. hayata döndürmek