right of way - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

right of way

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"right of way" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
General
right of way i. trafik geçiş hakkı
right of way i. geçiş hakkı
right of way i. mürur hakkı
right of way i. otoyol hakkı
right of way i. geçiş üstünlüğü
right of way i. yol geçen arazi parçası
right of way i. geçit hakkı
right of way i. irtifak hakkı
Trade/Economic
right of way i. geçiş hakkı
right of way i. geçit hakkı
right of way i. yol hakkı
Law
right of way i. bir başkasının arazisi üzerinden geçme hakkı
right of way i. geçme hakkı
right of way i. geçiş hakkı
right of way i. geçit hakkı
right of way i. irtifak hakkı
right of way i. mürur hakkı
right of way i. önce gitme hakkı
Automotive
right of way i. geçiş hakkı
Traffic
right of way i. aşma hakkı
right of way i. geçiş önceliği hakkı
right of way i. geçiş hakkı
right of way i. geçiş önceliği
right of way i. istimlak sınırı
right of way i. kavşakta vb. geçiş önceliği
right of way i. kullanma hakkı
right of way i. yol hakkı
Railway
right of way i. geçiş hakkı
Marine
right of way i. gemi veya başka bir taşıtın diğer bir taşıt karşısında öncelikli geçişi

"right of way" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
General
observe the right of way f. geçiş hakkına uymak
have the right of way f. geçiş hakkına sahip olmak
give the right of way f. yol vermek
ignore the right of way f. geçiş hakkına uymamak
yield the right of way f. trafikte yol vermek
yield the right-of-way f. yol vermek
right-of-way fight i. yol verme kavgası
right–of–way i. öncelik hakkı
Idioms
(the) right of way i. özel mülkten/mülkiyetten geçiş izni
(the) right of way i. özel mülkiyetten/araziden geçiş yapma izni
Trade/Economic
disturbance of right of way i. geçit hakkının engellenmesi
reservation of right of way i. geçit hakkının mahfuzluğu
disturbance of right of way i. mürur hakkının engellenmesi
Traffic
failure to yield right of way f. geçiş önceliğine uymamak
have the right of way f. önce geçiş hakkı olmak
yield right of way f. öncelik hakkını başkasına vermek
right of way boundry crossing i. geçiş üstünlüğü geçiş yeri
right-of-way i. geçiş hakkı
it's his right-of-way expr. öncelik onun