roam - Türkçe İngilizce Sözlük

roam

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

roam — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dolaşmak, başıboş gezmek
Okunuş (IPA):
(AmE /roʊm/ – BrE /rəʊm/)
Terim Türü:
Fiil: roam (roams – roamed – roaming)
Belirli bir hedef olmaksızın geniş bir alanda serbestçe hareket etmeyi tanımlayan fiildir. Eski Fransızca ramer kökünden evrilmiştir. Coğrafya ve mecazi anlatımlarda sınırsız hareket ve özgürlük hissini betimler.
Eş Anlamlılar:
wander, range
Zıt Anlamlılar:
settle

"roam" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
roam f. aylak aylak dolaşmak
Homeless people were roaming across the streets.
Evsiz insanlar sokaklarda aylak aylak dolaşıyordu.

More Sentences
Genel
roam f. aylak aylak dolaşmak
Homeless people were roaming across the streets.
Evsiz insanlar sokaklarda aylak aylak dolaşıyordu.

More Sentences
roam f. gezinmek
The mechanic's eyes roamed over the engine.
Tamircinin gözleri motorun üzerinde geziniyordu.

More Sentences
roam f. gezmek
There are a lot better places to roam, kid.
Gezilecek çok daha iyi yerler var evlat.

More Sentences
roam f. dolaşmak
This telltale sign will tell you regions where it is good to hunt and regions where monsters are roaming.
Bu işaret size avlanmanın iyi olduğu bölgeleri ve canavarların dolaştığı bölgeleri söyleyecektir.

More Sentences
Telekom
roam f. yurt dışında telefon hattını kullanmak
Some phone service providers won't let you roam.
Bazı telefon servis sağlayıcıları hattınızı yurt dışında kullanmanıza izin vermiyor.

More Sentences
Genel
roam i. dolaşma
roam i. gezme
roam i. gezinme
roam f. sürtmek
roam f. anıları düşünmek
roam f. kapsama alanı dışına gitmek
roam f. dikkati başka yöne çekmek
roam f. çiğnemek
roam f. ezmek
roam f. geniş alanda rahatça seyahat etmek
roam f. başıboş gezmek
Bilgisayar
roam f. farklı konum ve cihazlardan ağa bağlanmak
Telekom
roam f. hattını yurt dışına açmak

"roam" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
roam about f. başıboş dolaşmak
roam about f. aylak aylak dolaşmak
roam with no purpose f. amaçsızca dolanmak
roam around f. gezinmek
roam around f. dolaşmak
roam around f. aylak aylak dolanmak
roam with no purpose f. amaçsızca dolaşmak
roam [obsolete] f. rotasını yönlendirmek
Öbek Fiiller
roam around f. ortalıkta dolaşmak
roam about f. etrafında amaçsızca dolaşmak
roam around f. etrafında amaçsızca dolaşmak