run to - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

run to



"run to" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
General
run to f. -e koşmak

"run to" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
General
run up to f. erişmek
run counter to f. aykırı düşmek
cause to run f. koşturmak
run counter to f. aksine gitmek
run counter to f. karşı çıkmak
run counter to f. zıt gitmek
run true to form f. kendisinden beklenildiği gibi davranmak
run to seed f. güçten düşmek
run from pillar to post   f. mekik dokumak  
run over to f. gidivermek
run to the schedule f. programa uymak
run to the schedule f. programa sadık kalmak
run to waste f. israf olmak
run to waste f. ziyan olmak
run counter to f. -e uymamak
run to seed f. tohuma kalkmak
be unable to run f. koşamamak
run to the end of the road f. yolun sonuna kadar koşmak
run back to the car f. arabaya geri koşmak
run back to the car f. geri arabaya koşmak
run up to the store f. (markete kadar) gidip gelmek
run up to the store f. bir koşu (bakkala) gitmek
run out of things to say f. söyleyecek şeyleri tükenmek
one's mascara to run f. rimeli akmak
Phrasals
run to someone birine doğru koşmak
run to someone birine koşmak
Proverb
we must learn to walk before we can run koşmadan önce yürümeyi öğrenmeliyiz
Idioms
run counter to taban tabana zıt olmak
run to fat yağ tulumu gibi olmak
run to seed tohuma kaçmak
run counter to zıtlaşmak
run counter to zıt gitmek
run somebody to earth arayıp bulmak
run somebody to ground uzun aramalardan sonra bulmak
hate to eat and run yedikten sonra böyle hemen kalktığım için üzgünüm
hate to eat and run kalkmak hoşuma gitmiyor ama
run counter to ters düşmek
go/run to seed çaptan düşmek
be going to run and run dönüp dolaşılıp konuşulmak
be going to run and run gündemden düşmemek
run counter to something bir şey ile çelişmek
run counter to something bir şey ile ters düşmek
Speaking
even if you choose to run from it ondan kaçmayı seçseniz bile
i've got to run gitmem/kaçmam lazım
i hate to eat and run kalkmak hoşuma gitmiyor ama
i hate to eat and run yedikten sonra böyle hemen kalktığım için üzgünüm
i have to run along kaçmak/gitmek/ayrılmak zorundayım
it's time to run gitme/ayrılma vakti
there is nowhere left to run artık kaçacak yerin yok
I have some errands to run bir kaç işim var
Trade/Economic
the right to run işletme hakkı
the right to run çalıştırma hakkı
Technical
run-up to rated speed nominal hıza çıkarma
intended to run on solar energy güneş enerjisiyle çalışmak üzere tasarlanmış
designed to run on solar energy güneş enerjisiyle çalışmak üzere tasarlanmış
intended to run on solar power güneş enerjisiyle çalışmak üzere tasarlanmış
designed to run on solar power güneş enerjisiyle çalışmak üzere tasarlanmış
Computer
services to run at startup başlangıçta çalıştırılacak hizmetler
task to run çalıştırılacak görev
run to cursor imlece git
command to run çalıştırılacak komut
error starting console to run external program dış program çalıştırmak için ana makineyi başlatma hatası
program to run çalıştırılacak program
do you want to run this application? bu uygulamayı çalıştırma istiyor musunuz?
Railway
(train) to run off its track (tren) raydan çıkmak
Marine
to cut and run palamarı kesip süratle gitmek
run ashore to karaya gitmek
run ashore to karaya oturmak
to run on the rocks kayalıklara bindirmek
Agriculture
run to seed tohuma kalkmak
Geography
run parallel to coastline kıyıya paralel uzanmak
run perpendicular to the sea denize dik uzanmak
Sport
run a close second to the winner burun farkıyla ikinci olmak
run a close second to the winner birincinin hemen ardından gelmek