runs - Türkçe İngilizce Sözlük

runs

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"runs" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
runs i. ishal
İstatistik
runs i. tekrarlar
Argo
runs i. ishal
runs i. diyare
İngiliz Argosu
runs i. ishal

"runs" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the bus runs every twenty minutes expr. otobüs her yirmi dakikada bir geçer
Atasözü
he who fights and runs away may live to fight another day korkak damgası yememek adına kaybedilen bir savaşta boşuna ölmektense ilerde kazanabileceği bir savaş vermek için canını korumak
you never miss the water till the well runs dry kuyu kurumadan suyun kıymeti bilinmez
blood runs thicker than water aile her şeyden önce gelir
blood runs thicker than water akrabalık arkadaşlıktan daha önemlidir
he who fights and runs away, lives to fight another day yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır
we never miss the water till the well runs dry kuyu kurumadan suyun kıymeti bilinmez
we never miss the water until the well runs dry kuyu kurumadan suyun kıymeti bilinmez
while two dogs are fighting for bone, a third one runs away with it iki kişi bir şey için kavga ederken/çekişirken üçüncü kişi o şeyi alır gider
you never miss the water until the well runs dry kuyu kurumadan suyun kıymeti bilinmez
Konuşma Dili
give someone the runs f. karnını bozmak
give someone the runs f. ishal etmek
Deyim
(one's) writ runs f. borusu ötmek
(one's) writ runs f. söz sahibi olmak
(one's) writ runs f. sözü geçmek
(one's) writ runs f. yetkisi olmak
(one's) blood runs cold f. dehşete düşmek
(one's) blood runs cold f. ödü kopmak
(one's) blood runs cold f. kanı donmak
(one's) blood runs cold f. ödü patlamak
(one's) blood runs cold f. tüyleri diken diken olmak
no merchant ever runs down his own wares expr. ayranım ekşidir diyen olmaz
your writ runs expr. borun ötüyor
your writ runs expr. söz sahibisin
your writ runs expr. sözün geçiyor
Konuşma
it runs in my head expr. aklımda dönüp duruyor
it runs in my head expr. aklımdan çıkmıyor
this car runs on gas expr. bu araba benzinle çalışıyor/çalışır
she runs every morning expr. o her sabah koşar
he runs every morning expr. o her sabah koşar
it runs on solar power expr. güneş enerjisiyle çalışır
it runs in one's blood expr. kanında var
before your luck runs out expr. şansın tersine dönmeden
no one wants to talk but there's something that runs deep expr. kimse konuşmak istemiyor ama derinlerde bir şeyler var
if the money runs out expr. para biterse
Teknik
acceptance test runs i. kabul testi uygulamaları
Bilgisayar
runs on expr. çalıştığı ortam
runs nt backup expr. nt yedekleme uygulamasını çalıştırır
Havacılık
straight runs of pavement i. düzgün yer döşemesi
İstatistik
wald-wolfowitz runs test i. wald-wolfowitz tekrarlar sınaması
Beysbol
bat in (one or more runs) f. (beysbolda bir ya da birkaç takım arkadaşının koşmasını sağlayacak) vuruş yapmak
bat in (one or more runs) f. (beysbolda takım arkadaşlarına koşu hakkı kazandıran) vuruş yapmak
Argo
the runs i. ishal
the runs i. diyare
have the runs f. cırcır olmak
have the runs f. ishal olmak
have the runs f. amel olmak
have the runs f. motoru bozmak