saline - Türkçe İngilizce Sözlük

saline

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

saline — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tuzlu, serumla ilgili
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈseɪlaɪn/ – BrE /ˈseɪlaɪn/)
Terim Türü:
Sıfat: saline
Tuz içeren çözeltileri veya tıbbi serumları tanımlar. Latince sal (“tuz”) kökünden evrilmiştir. Tıp ve kimya bağlamlarında elektrolit dengesiyle ilişkili yapıları betimleyen teknik bir terim olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
salty, salt-based
Zıt Anlamlılar:
fresh

"saline" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
saline s. tuzlu
A saline drink can balance your blood pressure.
Tuzlu bir içecek kan basıncınızı dengeleyebilir.

More Sentences
Genel
saline i. saline
Many Member States have banned trilucent implants and have banned saline implants.
Pek çok Üye Devlet, trilüsent implantları ve salin implantları yasaklamıştır.

More Sentences
Teknik
saline s. tuzlu
A saline drink can balance your blood pressure.
Tuzlu bir içecek kan basıncınızı dengeleyebilir.

More Sentences
Genel
saline i. tuzlu bataklık
saline i. tuzlu pınar
saline i. tuz madeni
saline i. maden tuzu
saline i. tuzla
saline i. serum
saline i. serum fizyolojik
saline s. tuz gibi
saline s. tuzsu
saline s. tuz niteliğindeki
saline s. serumla ilgili
Sanayi
saline i. pancar kalıntısı gibi kaynaklardan elde edilen ham potas
Teknik
saline s. tuz içeren
saline s. tuz gibi
Coğrafya
saline i. michigan eyaletinde şehir
saline i. louisiana eyaletinde yerleşim yeri

"saline" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
saline saline i.
Many Member States have banned trilucent implants and have banned saline implants.
Pek çok Üye Devlet, trilüsent implantları ve salin implantları yasaklamıştır.

More Sentences

"saline" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
saline solution i. tuz solusyonu
saline solution i. tuz çözeltisi
saline solution i. tuz solüsyonu
saline ice water i. tuzlu buzlu su
hyper-saline s. aşırı tuzlu
Teknik
saline soil i. tuzlu zemin
saline water i. tuzlu su
saline-alkali soil i. tuzlu-alkali zemin
saline-alkaline water i. tuzlu-alkali su
saline droplets corrosion test i. tuzlu çözelti damlacıkları korozyon deneyi
saline-soaked towel i. tuzlu su çözeltisiyle ıslatılmış havlu
Denizcilik
saline wedge i. nehire karışan dipteki tuz duvarı
Petrol
saline formation i. tuz formasyonu
deep saline aquifer i. derin tuz formasyonu
Medikal
saline flush i. salin ile temizleme
heparin saline infusion i. heparin salin infüzyonu
normal saline i. serum fizyolojik
heparin saline infusion i. heparin salin zerkedilmesi
saline flush i. salin yıkaması
saline-flush i. salin yıkaması
saline-flush i. salin ile temizleme
physiological saline i. fizyolojik tuzlu su
topical saline solution i. topikal salin solüsyonu
intratracheal saline i. intratrakeal salin
saline infusion sonography i. salin infüzyon sonografi
hypertonic saline infusion i. hipertonik salin infüzyonu
physiological saline solution i. serum fizyolojik
saline drip i. damar yoluyla verilen izotonik salin serum
Gıda
brass exposed to fresh or saline waters i. tatlı veya tuzlu sulara maruz kalan pirinç
Biyoloji
phosphate buffered saline (pbs) i. fosfat tamponlu tuz çözeltisi
phosphate buffered saline (pbs) i. fosfat tamponlu tuz
Tarım
saline soil i. tuzlu toprak
saline-alkali soil i. tuzsuz alkali toprak
Çevre
saline barrier i. tuz bariyeri
measurement of gross beta activity in non-saline water i. tuzlu olmayan sularda beta aktivitesinin ölçülmesi
measurement of alpha activity in non- saline water i. tatlı suda alfa aktivitesinin ölçülmesi
Coğrafya
grand saline i. teksas eyaletinde şehir