sayfalar - Türkçe İngilizce Sözlük

sayfalar

"sayfalar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Bilgisayar
sayfalar sheets i.
Follow all directions on your prescription label and read all medication guides or instruction sheets.
Reçete etiketinizdeki tüm talimatları izleyin ve tüm ilaç kılavuzlarını veya talimat sayfalarını okuyun.

More Sentences
sayfalar pages i.
The annex covering the actions undertaken under the three priorities run to around 40 pages.
Üç öncelik kapsamında gerçekleştirilen eylemleri kapsayan ek yaklaşık 40 sayfadan oluşmaktadır.

More Sentences

"sayfalar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kitap ortasına eklenen sayfalar insert i.
sarı sayfalar classified ads i.
ilave sayfalar insert i.
dikişsiz sayfalar loose leaves i.
sık yazılmış sayfalar closely written pages i.
sarı sayfalar yellow pages i.
kitaptaki boş sayfalar book i.
ayrı seri numarayı paylaşan karşılıklı sayfalar folio i.
kağıt topunda baskı hatalarına karşı fazladan sayfalar over [uk] i.
ön sayfalar preliminaries [uk] i.
ilk sayfalar preliminaries [uk] i.
mürekkebin bulaşmaması için yeni basılan sayfalar arasına boş sayfa yerleştirmek interleave f.
kenarları açılmamış (sayfalar) uncut s.
sayfalar arası interpage s.
sık kullanım sonucu aşınmış veya kirlenmiş (sayfalar) thumbed s.
sıraya koyulmamış (sayfalar) unexamined s.
Öbek Fiiller
ana hafızaya ek olarak sanal sayfalar eklemek page in f.
ana hafızadan sanal sayfalar çıkarmak page out f.
Ticaret/Ekonomi
çıkarılıp takılabilen sayfalar loose leaves i.
Teknik
beyaz sayfalar white pages i.
bellekteki kilitli sayfalar lock pages in memory i.
Bilgisayar
yavaş sayfalar slow pages i.
ziyaret edilen sayfalar visited pages i.
seçili sayfalar selected sheets i.
seçili sayfalar selected pages i.
bütün sayfalar all pages i.
aralıktaki tüm sayfalar all pages in range i.
tüm sayfalar all pages i.
taranan sayfalar browsed pages i.
özel sayfalar custom pages i.
farklı tek ve çift sayfalar different odd and even pages i.
kendiliğinden geçerli sayfalar default pages i.
çift numaralı sayfalar even pages i.
yüz yüze sayfalar facing pages i.
diğer sayfalar more pages i.
tüm sayfalar more sheets i.
normal sayfalar normal pages i.
basılan sayfalar pages printed i.
renkli sayfalar offset pages i.
tek numaralı sayfalar odd pages i.
çevrimdışı sayfalar offline pages i.
açık sayfalar open pages i.
taranan sayfalar pages scanned i.
diğer sayfalar other pages i.
yazdırılan sayfalar pages printed i.
geçerli sayfalar active sheets i.
çift yüziü sayfalar double-sided pages i.
çift yüzlü sayfalar double-sided pages i.
(internet sitesi) farklı sayfalar arasındaki bağlantılarla gezilebilen click-through s.
sayfalar arasında between pages expr.
sayfalar numaralanıyor paging expr.
sayfalar numaralandırılıyor paging expr.
Bilişim
çift yüzlü sayfalar double-sided pages i.
beyaz sayfalar white pages i.
Telekom
çit yüzlü sayfalar double sided pages i.
detay sayfalar detail pages i.
telefon rehberinde isim, adres ve numaraların olduğu sayfalar the white pages i.
Baskı Teknikleri
ilk sayfalar prelims i.
ön sayfalar prelims i.
Kütüphanecilik
kitabın bölümleri bittikten sonra arta kalan sayfalar oddment [uk] i.
Ciltçilik
dizin girintilerini sayfalar halinde kesen makinenin operatörü indexer i.
kitaba ara sayfalar eklemek interpage f.
Matbaa
mürekkebin bulaşmaması için yeni basılan sayfalar arasına yerleştirilen boş kağıt interleaf i.
tekli sayfalar yerine makaraya dizili kağıtlara yazdıran (baskı makinesi) reel-fed s.
Kısaltma
sonra gelen sayfalar et seq i.
Latince
sonra gelen sayfalar et sequentes expr.