sağda - Türkçe İngilizce Sözlük

sağda

"sağda" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sağda right-handed s.
These scissors are suitable for left and right-handed people.
Bu makas sağ ve sol elini kullananlar için uygundur.

More Sentences
sağda on the right zf.
It allows you to start the day on the right foot.
Güne sağ ayakla başlamanızı sağlar.

More Sentences
sağda right zf.
sağda on the right side zf.
sağda dexter zf.
Bilgisayar
sağda at the right expr.
sağda on right expr.

"sağda" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 73 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
teorilerini sağda solda anlatan kimse crotcheteer i.
sağda solda dolaşma pererration [obsolete] i.
karşı cinsten biriyle sağda solda gezmek gallavant f.
karşı cinsten biriyle sağda solda gezmek galavant f.
karşı cinsten biriyle sağda solda gezmek gallivant f.
sağda olan dexter s.
sağda olan rightward s.
sağda duran rightward s.
daha sağda righter s.
(hayvan, araç) sağda giden far s.
sağda solda everywhere zf.
sağda solda right and left zf.
sağda olan rightwards zf.
sağda solda overall zf.
sağda anlamı veren ön ek dextr- ök.
Öbek Fiiller
sağda solda oyalanmak hang around f.
sağda solda oyalanmak hang about f.
sağda solda bırakmak leave around f.
üşengeç/miskin bir şekilde sağda solda yuvarlanmak loll about f.
sağda solda dolaşmak stray on f.
sağda solda bırakılmak lay about f.
vurarak sağda solda/etrafta gezdirmek bat around f.
sağda solda aramak chase around after f.
(birini/bir şeyi) sağda solda aramak chase around after (someone or something) f.
(bir şeyi) dikkatsizce sağda solda bırakmak leave (something) about f.
sağda solda bırakılmak lie out f.
ile sağda solda yatıp kalkmak screw around with f.
(sağda solda bir şey) aramak scavenge (around) for (something) f.
(biriyle) sağda solda yatıp kalkmak screw around with (someone) f.
İfadeler
sağda solda/yer gök fore and aft zf.
girişte sağda to the right of the entrance expr.
Konuşma Dili
sağda solda düzgün kıyafetlerle gezip kadınları tavlamaya çalışan adam drug store cowboy i.
sağda solda çapkınlık yapan adam drug store cowboy i.
sağda solda dolaşıp kız tavlamaya çalışan aylak adam drugstore cowboy i.
ile (sağda solda) takılmak dilly-dally with f.
ile (sağda solda) zaman harcamak dilly-dally with f.
ile (sağda solda) zaman öldürmek dilly-dally with f.
sağda solda on every hand expr.
sağda solda all over (some place) expr.
sağda solda all over (some place) expr.
sağda solda thither and yon expr.
Deyim
biriyle/bir şeyle (sağda solda) takılmak dilly-dally (around) with someone or something f.
biriyle/bir şeyle (sağda solda) zaman öldürmek dilly-dally (around) with someone or something f.
biriyle/bir şeyle (sağda solda) zaman harcamak dilly-dally (around) with someone or something f.
sağda solda tanıdığı önemli/ünlü/nüfuzlu birinin ismini kullanarak dikkat çekmeye çalışmak toss (one's) name around f.
sağda kalmak/olmak keep on the right side f.
sağda kalmak/olmak keep on the right-hand side f.
(bir şeyi) dikkatsizce sağda solda bırakmak leave (something) around f.
sağda solda tanıdığı önemli/ünlü/nüfuzlu birinin ismini kullanarak dikkat çekmeye çalışmak toss around (one's) name f.
sağda solda left and right expr.
Siyasal
sağda birlik alliance in the right i.
merkez sağda yeralan moderationist i.
merkez sağda yeralan middle of the roader i.
Bilgisayar
sağda çift right double i.
sağda asılı right hanging expr.
sağda düzenli ragged left expr.
Otomotiv
sağda (veya solda) yoğun atış heavy right/left pattern i.
direksiyonu sağda olan rhd (right-hand drive) kısalt.
Trafik
direksiyonu sağda olan right-hand drive s.
Medikal
sağda kalp dextrocardia i.
sağda plevral efüzyon right-sided pleural effusion i.
Anatomi
sağda iç ana toplardamara boşalıp solda sol böbrek toplardamarına boşalan bir tek drenaj damarı vena centralis glandulae suprarenalis i.
kalbi sağda olan right-hearted s.
Deniz Biyolojisi
gözleri sağda olup sırt yüzgeci kafasına kadar uzanan pisi balıklarını içeren bir familya pleuronectidae i.
Gökbilim
kuzey yarım küreden bakıldığında avcı'nın kuşağında en sağda kalan yıldız mintaka i.
Botanik
biri sağda biri solda olan (yapraklar) alternate s.
Beysbol
dış sahanın ana kaleden bakıldığında sağda kalan kısmı right i.
dış sahanın ana kaleden bakıldığında sağda kalan kısmını savunan oyuncu rf (right fielder) kısalt.
dış sahanın ana kaleden bakıldığında sağda kalan kısmını savunan oyuncu pozisyonu rf (right field) kısalt.
dış sahanın ana kaleden bakıldığında sağda kalan kısmı rf (right field) kısalt.
Eski Kullanım
(armacılık) kullanıcıya göre sağda olan dexterwise s.
sağda solda sürten dilly-dallying s.
Argo
sağda solda yatıp kalkmak screw around f.