self-conscious - Türkçe İngilizce Sözlük

self-conscious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

self-conscious — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çekingen, kendinin farkında
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌsɛlfˈkɑːnʃəs/ – BrE /ˌsɛlfˈkɒnʃəs/)
Terim Türü:
Sıfat: self-conscious
Kişinin kendisini başkalarının bakışıyla aşırı derecede değerlendirmesini ifade eder. Psikolojik terminolojide sosyal kaygıyla ilişkilendirilir. Topluluk önünde davranış analizlerinde kullanılır.
Eş Anlamlılar:
inhibited, aware
Zıt Anlamlılar:
carefree

"self-conscious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
self-conscious s. mahcup
I know that Tom is self-conscious.
Tom'un mahcup biri olduğunu biliyorum.

More Sentences
self-conscious s. içine kapanık
Tom looks like he's self-conscious.
Tom içine kapanık gibi görünüyor.

More Sentences
self-conscious s. utangaç
Tom was self-conscious.
Tom utangaçtı.

More Sentences
self-conscious s. utanan
She felt self-conscious about her appearance.
Dış görünüşünden dolayı utanıyordu.

More Sentences
self-conscious s. (sanat eserlerinde) özbilinçli
Her paintings were self-conscious.
Tabloları özbilinçli bir yaklaşımla resmedilmişti.

More Sentences
self-conscious s. sıkılgan
self-conscious s. kendini bilen
self-conscious s. ne yaptığını bilen
self-conscious s. kendi halini çok düşünen
self-conscious s. öz bilince sahip
self-conscious s. öz bilinçli
self-conscious s. huzursuz
self-conscious s. endişeli
self-conscious s. içi içini yiyen
self-conscious s. içi rahat olmayan
self-conscious s. ne derler kaygısı olan
self-conscious s. çekingen
self-conscious s. kendinin farkında