| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | sentinel i. | nöbetçi | ||
|
The availability of sentinel sites for the terminal virus wasn't feasible. Terminal virüs için nöbetçi bölgelerin bulunması mümkün değildi. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | sentinel i. | nöbetçi | ||
|
The availability of sentinel sites for the terminal virus wasn't feasible. Terminal virüs için nöbetçi bölgelerin bulunması mümkün değildi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | sentinel i. | başlangıç simgesi | ||
| Genel | sentinel i. | koruyucu | ||
| Genel | sentinel i. | gözcü | ||
| Genel | sentinel i. | asker | ||
| Genel | sentinel f. | gözetlemek | ||
| Genel | sentinel f. | nöbetçi yerleştirmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | sentinel i. | başlangıç/bitiş simgesi | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | sentinel i. | belirli bir bilgi bloğunun başını veya sonunu göstermek için kullanılan karakter | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | sentinel i. | oklahoma eyaletinde yerleşim yeri | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | sentinel i. | gözcü | ||