debris - Türkçe İngilizce Sözlük

debris

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

debris — Definition

Anlamı ve Tanımı:
enkaz, döküntü, kalıntı
Okunuş (IPA):
(AmE /dəˈbriː/ – BrE /ˈdebriː/)
Terim Türü:
İsim: debris (uncountable)
Yıkım, kaza veya aşınma sonrası etrafa saçılan parçaları ve kalıntıları tanımlayan terimdir; çoğu zaman toplu anlam taşır. Fransızca débris kelimesinden İngilizceye geçmiştir; kökte “kırıntı, parçalanmış şeyler” fikri vardır ve modern kullanımda afet, uzay ve çevre bağlamlarında sıklaşmıştır.
Eş Anlamlılar:
wreckage, rubble
Zıt Anlamlılar:
intact structure, whole

"debris" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
debris i. enkaz
The ship exploded, and the ocean washed the debris ashore.
Gemi patladı ve okyanus enkazı kıyıya taşıdı.

More Sentences
debris i. moloz
Debris was cleared away.
Moloz temizlendi.

More Sentences
Genel
debris i. moloz
Debris was cleared away.
Moloz temizlendi.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
debris i. enkaz
The ship exploded, and the ocean washed the debris ashore.
Gemi patladı ve okyanus enkazı kıyıya taşıdı.

More Sentences
Çevre
debris i. artık
These insects feed on plant debris.
Bu böcekler bitki artıklarıyla beslenir.

More Sentences
Genel
debris i. kırıntı
debris i. çöküntü
debris i. birikinti
debris i. yıkıntı
debris i. döküntü
debris i. inşaat artığı
debris i. çer çöp
debris N. kalıntı
Teknik
debris i. döküntü istemeyen madde enkaz
Telekom
debris i. döküntü
Medikal
debris i. ölü veya hasarlı dokulardan kaynaklanan organik atık
Çevre
debris i. yıkıntı
Matbaa
debris i. kirlilik
debris i. kıymık
debris i. rejek
debris i. talaş

"debris" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
debris wood i. enkaz odunu
debris clearing i. moloz kaldırma
debris removal i. moloz kaldırma
orbital debris i. yörünge enkazları
debris removal i. enkaz çıkarma
space debris i. uzay çöplüğü
orbital debris i. uzay çöplüğü
debris field i. enkaz alanı
stay under the debris f. enkaz altında kalmak
stay under the debris f. enkazda kalmak
get trapped under debris f. enkaz altında kalmak
get trapped under debris f. göçük altında kalmak
Sigortacılık
removal of debris i. enkaz kaldırma
Teknik
floating debris i. yüzen maddeler
avalanche debris i. çığ yığıntısı
wear debris i. aşınma kalıntısı
debris lifting i. enkaz kaldırma
debris removal i. enkaz kaldırma
debris removal i. moloz temizleme
debris clearing i. moloz temizleme
debris filter i. pislik filtresi
debris screen i. pislik süzgeci
İnşaat
material debris chute i. inşaat molozu atma oluğu
material debris i. malzeme döküntüsü
pile of debris i. moloz yığını
debris storm i. enkaz fırtınası
debris surge i. enkaz fırtınası
Trafik
protection against stones and debris i. taş ve mıcıra karşı koruma
Havacılık
air intake debris guard i. hava giriş siperi
Denizcilik
debris line i. döküntü çizgisi
floating debris i. yüzen gemi enkazı
Medikal
cell debris i. hücre debrisi
cellular debris i. hücresel artık
cellular debris i. hücresel debris
cellular debris i. hücresel kalıntı
Gökbilim
space debris i. uzay çöpü
debris disk i. enkaz diski
Çevre
debris flow i. moloz akması
nuclear weapon debris i. nükleer silah atığı
debris fan i. moloz birikintisi
bomb debris i. bomba enkazı
debris slide i. moloz kayması
weapon debris i. silah atığı
flooding of debris i. moloz seli
volcanic debris flow i. volkanik malzeme akıntısı
marine debris i. denizel çöp
marine debris i. deniz çöpü
debris–avalanche i. moloz akması
debris–avalanche i. yığıntı çığı
Coğrafya
rock debris i. kaya döküntüsü
rock debris i. taş döküntüsü
rock debris i. kaya molozu
Meteoroloji
debris cloud i. enkaz bulutu
Jeoloji
debris cone i. birikinti konisi
debris cone i. moloz konisi
avalanche debris i. çığ yığıntısı
slope debris i. yamaç molozu
Askeri
nuclear weapon debris i. nükleer silah kalıntısı
weapon debris i. silah kalıntısı
weapon debris (nuclear) i. silah kalıntısı (nükleer)
Böcek Bilimi
debris bug i. sebze atıklarıyla beslenen bir böcek
Star Wars
alliance debris i. birlik molozu