serving - Türkçe İngilizce Sözlük

serving

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

serving — Definition

Anlamı ve Tanımı:
servis, porsiyon
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɜːrvɪŋ/ – BrE /ˈsɜːvɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: serving (servings)
Bu kelime, sunulan miktarı veya hizmet eylemini ifade eder. Serve fiilinden türetilmiştir. Yiyecek ve resmî görev bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
portion
Zıt Anlamlılar:
shortage

"serving" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
serving i. porsiyon
If a person wants to boost their fiber intake, the best strategy is to add one serving a day.
Bir kişi lif alımını artırmak istiyorsa, en iyi strateji günde bir porsiyon eklemektir.

More Sentences
Genel
serving i. servis
It usually spreads through pre-cooked foods that are kept warm for quick serving.
Genellikle hızlı servis için sıcak tutulan önceden pişirilmiş yiyecekler yoluyla yayılır.

More Sentences
serving i. tabak
serving i. hizmet etme
serving i. hizmet eden
serving i. bir porsiyonluk yiyecek veya içecek
serving s. kullanılan
serving s. işe yarayan
serving s. hizmet sunan
Teknik
serving i. dış örtü
serving i. façunalık halat
serving i. façunalık
Bilgisayar
serving i. dış örtü kablo
Askeri
serving s. askerlik hizmetine ait
Voleybol
serving i. servis atma

"serving" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
serving size i. porsiyon
Genel
serving dish i. servis tabağı
serving cart i. servis arabası
serving girl i. hizmetçi kız
serving platter i. servis tabağı
footed serving platter i. ayaklı servis tabağı
footed serving plate i. ayaklı servis tabağı
serving tray i. servis tepsisi
serving the public i. topluma hizmet
serving maid i. kadın görevli
serving maid i. kadın hizmetçi
serving man i. erkek uşak
serving man i. erkek görevli
serving man i. erkek hizmetçi
self serving s. kendi kendine hizmet eden
serving as food s. yemeklik
self-serving s. kendine hizmet eden
serving to inform s. bilgilendirme amaçlı
long-serving s. uzun yıllar hizmet veren
long-serving s. tecrübeli
self-serving s. kendi çıkarlarını düşünen
self-serving s. benmerkezci
self-serving s. bencil
self-serving s. kendi derdine düşen
İfadeler
per serving expr. porsiyon başına
Ticaret/Ekonomi
non-profit institutions serving households i. evlere hizmet götüren hayır kurumları
Hukuk
self serving declaration i. bir kimsenin kendi lehine yaptığı beyan
serving a life sentence i. ömür boyu hapis cezası çeken
serving a life sentence s. ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış
Bilgisayar
subscriber serving exchange i. abone santralı
Telekom
subscriber serving exchange i. abone santralı
basic serving arrangement i. temel hizmet düzenlemesi
serving gprs support node i. gprs hizmet destek düğümü
carrier serving area i. taşıyıcı hizmet alanı
packet data serving node i. paket veri hizmet düğümü
Denizcilik
serving board i. façunalık halatlarda kullanılan düz ahşap parçası
serving stuff i. küçük façuna çizgileri
serving board i. façuna tokmağı
Psikoloji
self-serving bias i. kendine hizmet eden önyargı
self-serving attributional bias i. kendine hizmet eden yanlılık
self-serving bias i. kendine hizmet eden yanlılık
Mutfak
serving spoon i. servis kaşığı
serving fork i. servis çatalı
grilled meat and doner serving restaurant i. kebapçı
any round brass or coper tray used as a table for serving meals i. sini
Deniz Biyolojisi
serving mallet i. façuna tokmağı
Voleybol
serving side i. servis atan takım
serving an ace i. servis kullanma
Argo
serving a second i. ikinci derece cinayetten yatan mahkum