sinirle - Türkçe İngilizce Sözlük

sinirle

"sinirle" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sinirle angrily zf.
He angrily rattled the locked door.
Sinirle kapıyı tıklattı.

More Sentences
sinirle in exasperation zf.
sinirle ragingly zf.
Deyim
sinirle in a huff expr.

"sinirle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sinirle donatma innervation i.
bir şeyi sinirle havaya savuran kimse brandisher i.
sinirle ilgili neural s.
sinirle dolu fibrous s.
Öbek Fiiller
patlamak (sinirle) go off f.
sinirle içeri dalmak/girmek steam in f.
sinirle (bir yere) dalmak/girmek stalk into (some place) f.
(bir yere) sinirle dalmak steam into (some place) f.
sinirle (birine) doğru gitmek rush at (someone or something) f.
Deyim
sinirle çıkıp gitmek go off in a huff f.
(sinirle) parlamak get off (one's) bike [australia/ireland/new zealand] f.
(sinirle) parlamak get off your bike [australia/ireland/new zealand] f.
gözleri sinirle parlamak flash with anger f.
sinirle bağırmak shout the odds f.
(sinirle, sinirden, öfkeden) patlamak give vent to something f.
sinirle ellerini kaldırmak throw (one's) arms up in frustration f.
Medikal
tekrar sinirle donatmak reinnervation i.
sinirle donatmak innervate f.
tekrar sinirle donatmak reinnervate f.
sinirle ilgili neural s.
uyarıyı merkezi sinir sistemine ileten sinirle ilgili neurosensor s.
glassofaringeal sinirle ilgili glossopharyngeal s.
Anatomi
sinirle ilgili olmayan nonneural s.
hipoglosal sinirle ilgili hypoglossal s.
Fizyoloji
okülomotor sinirle ilgili oculomotor s.
Biyoloji
bir veya birkaç hücreden oluşup sinirle bağlantısı bulunan epitel duyu organı sensillum i.
sinirle donatılmış innervated s.
Tarih
(sinirle veya istemli olarak) bedensel temas pulsation i.
Argo
sinirle konuşmak rouse [australia] f.
sinirle konuşmak roust [australia] f.
sıkça sorulan sorular arasında olan bir soruyu tekrar soran birine karşı sinirle söylenen bir ifade read the fucking faq [rtff] expr.