sinking - Türkçe İngilizce Sözlük

sinking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"sinking" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sinking i. batma
Mr Harbour spoke of the possibility of the ship sinking.
Bay Harbour geminin batma ihtimalinden bahsetti.

More Sentences
sinking i. batırma
Enlargement gives us the opportunity to sink the foundations of democracy even deeper.
Genişleme bize demokrasinin temellerini daha da derine batırma fırsatı veriyor.

More Sentences
sinking i. batış
We watched the sun sinking below the horizon.
Güneşin ufukta batışını izledik.

More Sentences
Denizcilik
sinking i. batma
Mr Harbour spoke of the possibility of the ship sinking.
Bay Harbour geminin batma ihtimalinden bahsetti.

More Sentences
Meteoroloji
sinking i. batma
Mr Harbour spoke of the possibility of the ship sinking.
Bay Harbour geminin batma ihtimalinden bahsetti.

More Sentences
Genel
sinking i. çöküntü
sinking i. düşüş
sinking i. dermansızlık
sinking i. işlevini yitirme
sinking i. yavaş yavaş ödeme (borç)
sinking i. amorti etme
sinking i. açlıktan dermansızlık
sinking i. halsizlik
sinking i. yavaş yavaş ödeme (borç vb)
sinking i. açlık veya huzursuzluk sonucu karında yumru hissi
sinking s. yavaş yavaş kaybolan
sinking s. azalan
sinking s. zamanla azalan
Ticaret/Ekonomi
sinking i. yavaş yavaş ödeme
sinking s. amorti eden
Teknik
sinking i. bel verme
sinking i. çökme
sinking i. havşa açma
sinking i. inme
sinking i. indirme
İnşaat
sinking i. oturma
Çevre
sinking i. petrol döküntülerini denetleme işlemi

"sinking" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 132 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
shaft sinking i. kuyu açma
sinking fund i. amortisman akçesi
sinking bucket i. kofa
sinking-funds i. amortisman fonları
sinking up the ground i. toprak kayması
sinking spell i. geçici azalma
sinking spell i. (sağlıkta) geçici bozulma
sinking spell i. geçici değer kaybı
sinking into oblivion s. unutulmaya yüz tutmuş
Deyim
a sinking ship i. başarısız girişim
a sinking ship i. başarısız şirket
a sinking ship i. batan gemi
a sinking feeling i. kötü bir his
a sinking feeling i. önsezi
that sinking feeling i. kötü bir şey olacağına dair bir/o his
a sinking feeling i. içinde kötü bir his olma
a sinking feeling i. bir şey olacağına dair bir his
a sinking feeling i. panik hissi
that sinking feeling i. bir/o panik hissi
a sinking feeling i. kötü bir his
a sinking feeling i. bir panik hissi
a sinking feeling i. paniğe kapılma
a sinking feeling i. kötü bir şey olacağına dair bir/o his
that sinking feeling i. kötü bir his/o kötü his
a sinking feeling i. panik hissi
a sinking feeling i. bir şey olacağına dair bir his
that sinking feeling i. bir/o panik hissi
that sinking feeling i. kötü bir his
a sinking feeling i. önsezi
a sinking feeling i. içindeki kötü his
a sinking feeling i. paniğe kapılma hissi
that sinking feeling i. paniğe kapılma hissi
that sinking feeling i. önsezi
that sinking feeling i. bir şey olacağına dair bir his
a sinking feeling i. kötü bir his
that sinking feeling i. içindeki kötü his
deserting a sinking ship i. zor durumdayken birini terk etme
leaving a sinking ship i. yüzüstü bırakma
deserting a sinking ship i. batan gemiyi terk etme
deserting a sinking ship i. yüzüstü bırakma
leaving a sinking ship i. zor durumdayken birini terk etme
leaving a sinking ship i. batan gemiyi terk etme
leave a sinking ship f. batan gemiyi terketmek
desert a sinking ship f. batan gemiyi terketmek
have a sinking feeling f. paniğe kapılmak
desert a sinking ship f. batan gemiyi terk etmek
leave a sinking ship f. zor durumdayken birini terk etmek
desert a sinking ship f. zor durumdayken birini terk etmek
leave a sinking ship f. yüzüstü bırakmak
desert a sinking ship f. yüzüstü bırakmak
get a sinking feeling f. paniğe kapılmak
get a sinking feeling f. içinde kötü bir his olmak
have a sinking feeling f. paniğe kapılmak
get that sinking feeling f. içinde kötü bir his olmak
have a sinking feeling f. içinde kötü bir his olmak
have that sinking feeling f. içinde kötü bir his olmak
have that sinking feeling f. içinde bir hissiyat olmak
get that sinking feeling f. paniğe kapılmak
get a sinking feeling f. içinde bir hissiyat olmak
have a sinking feeling f. içinde bir hissiyat olmak
have that sinking feeling f. paniğe kapılmak
get that sinking feeling f. içinde bir hissiyat olmak
sinking fast s. durumu hızla bozulan
sinking fast s. hızla dejenere olan
sinking fast s. durumu hızla kötüye giden
sinking fast s. hızla çöken
with sinking heart expr. gittikçe sıkıntıya girerek
like rats abandoning a sinking ship expr. batan gemiyi terkeden fareler gibi
rats abandon a sinking ship expr. gemiyi terk eden fareler gibi
like rats abandoning a sinking ship expr. gemiyi terk eden fareler gibi
like rats abandoning a sinking ship expr. batan gemiyi terk eden fareler gibi
like rats deserting a sinking ship expr. yangından kaçar gibi
like rats abandoning a sinking ship expr. yangından kaçar gibi
like rats from a sinking ship expr. canını kurtarmanın derdinde
like rats from a sinking ship expr. kendini kurtarmanın derdinde
like rats from a sinking ship expr. batan geminin fareleri gibi
like rats from a sinking ship expr. batan gemiden kurtulmanın derdinde
like rats from a sinking ship expr. kendi canının derdinde
like rats from a sinking ship expr. yangından mal kaçırır gibi
(like rats) leaving a sinking ship expr. gemiyi terk eden fareler gibi
(like rats) deserting a sinking ship expr. gemiyi terk eden fareler gibi
(like rats) deserting a sinking ship expr. batan gemiyi terk eden fareler gibi
(like rats) leaving a sinking ship expr. batan gemiyi terk eden fareler gibi
(like rats) leaving a sinking ship expr. yangından kaçar gibi
(like rats) deserting a sinking ship expr. yangından kaçar gibi
rats deserting a sinking ship expr. batan gemiyi terk eden fareler
rats desert a sinking ship expr. batan gemiyi ilk önce fareler terk eder
rats leave a sinking ship expr. batan gemiyi ilk önce fareler terk eder
Konuşma
she entered the director's office with a sinking feeling expr. müdürün odasına endişe içinde girdi
I've a sinking feeling you're right expr. korkarım haklısın
Ticaret/Ekonomi
sinking fund i. amortisman fonu
sinking fund i. itfa fonu
sinking fund bond i. itfa fonuna tabi olarak çıkartılan tahvil
sinking funds i. batık fonlar
sinking fund depreciation i. itfa fonu amortismanı
sinking fund plan i. itfa fonu planı
sinking fund i. borç itfa fonu
sinking fund method i. itfa fonu metodu
sinking fund reserve i. itfa fonu karşılığı
sinking of the public debt i. kamu borcu amortismanı
sinking fund bond i. itfa fonu tahvili
sinking fund i. amortisman sandığı
sinking fund i. amortisman
sinking fund i. borç ödeme fonu
sinking fund i. kıymetten düşme fonu
sinking fund bond i. tahvilat amortisman fon tahvili
sinking fund bond i. fon oluşturmak amacıyla çıkarılan tahvil
sinking fund reserve i. ödeme fonu ihtiyatı
sinking bank i. batan banka
Hukuk
sinking fund i. amortisman fonu
Teknik
sinking of caissons i. kesonun indirilmesi
sinking of caissons i. daldırma kuyunun indirilmesi
sinking pump i. batık pompa
sinking method i. çökelme metodu
shaft sinking i. kuyu açma
sinking time i. batma süresi
die sinking i. kalıp oyma
die-sinking machine i. kalıp oyma makinesi
die sinking i. kalıp dalması
sinking mill i. gömme değirmen
tube sinking i. mandrelsiz boru çekme
sinking bar viscometer i. batan çubuk viskometresi
sinking erosion machine i. dalma erozyon tezgahı
sinking head i. (metal döküm kalıbında) besleyici
Mekanik
counter sinking i. konik havşa açma
İnşaat
shaft sinking i. kuyu kazısı
Petrol
sinking tower i. kuyu açma kulesi
Maden
sinking bucket i. kazı kovası
sinking rate i. düşey ilerleme oranı
Coğrafya
sinking spring i. ohio eyaletinde yerleşim yeri
sinking spring i. pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri
Star Wars
sinking fields i. batan araziler