sistemli - Türkçe İngilizce Sözlük

sistemli

"sistemli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sistemli systematic s.
My father had two domestic obligations, and being a systematic man, he liked to dispense them both at once.
Babamın evde iki görevi vardı, ve sistemli bir adam olarak, ikisini bir arada halletmeyi seviyordu.

More Sentences
Genel
sistemli methodical s.
She has a methodical approach to problems.
Sorunlara sistemli bir yaklaşımı var.

More Sentences
sistemli systematic s.
My father had two domestic obligations, and being a systematic man, he liked to dispense them both at once.
Babamın evde iki görevi vardı, ve sistemli bir adam olarak, ikisini bir arada halletmeyi seviyordu.

More Sentences
Teknik
sistemli methodical s.
She has a methodical approach to problems.
Sorunlara sistemli bir yaklaşımı var.

More Sentences
Genel
sistemli scientific s.
sistemli systematical s.
sistemli businesslike s.
sistemli orderly s.
sistemli systemed s.
Teknik
sistemli schematic s.
Medikal
sistemli systemic s.

"sistemli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sistemli düzenleme regimentation i.
sistemli hata systematic error i.
sistemli olma systemness i.
otomatik fren sistemli bir halat volga aleti gri-gri i.
sistemli kimse systematist i.
sistemli kimse systematician i.
sistemli hale getirme systematisation [uk] i.
sistemli bir hale getirmek systematize f.
sistemli hale getirmek make systematic f.
sistemli bir biçimde düzenlemek schematize f.
sistemli çalışmak study systematically f.
sistemli çalışmak work systematically f.
işi sistemli yapmak do the job systematically f.
sistemli bir biçimde düzenlemek schematise f.
sistemli bir hale getirmek adjust f.
sistemli olarak düzenlemek digest f.
sistemli olmayan nonsystematic s.
sistemli olmayan non-systematic s.
sistemli olmayan unanalytic s.
sistemli olmayan unbusinesslike s.
sistemli olmayan unstructured s.
sistemli olmayan unthorough s.
sulama sistemli sprinklered s.
sistemli olarak regularly zf.
sistemli bir şekilde systems zf.
Öbek Fiiller
sistemli biçimde düzenlemek dispose of f.
Deyim
başarılı olmak için ihtimalleri hesaplarken güvenli ve sistemli bir eylem planı tercih etmek play the percentages f.
başarılı olmak için ihtimalleri hesaplarken güvenli ve sistemli bir eylem planı tercih etmek play the percentage game f.
boyunca sistemli bir şekilde ilerlemek work (one's) way along f.
Ticaret/Ekonomi
sistemli risk systematic risk i.
Siyasal
sistemli olarak yapılan ayrımcılık/ırkçılık systemic racism i.
Teknik
bmw’nin değisken zamanlı supap kontrol sistemli motoru vanos i.
sistemli sulama systematic irrigation i.
mantıklı veya sistemli olarak düzenlenmiş raisonne i.
sistemli analiz systematic analysis i.
iki sistemli oksit kompozit süper iletkenler bi-system oxide composite superconductors i.
düzenli ve sistemli referans standardı scale of measurement i.
hidropnömatik süspansiyon sistemli hydropneumatic s.
sistemli olarak systematically zf.
Bilgisayar
ios, android, windows phone gibi işletim sistemli mobil cihazların kullanıcıya gönderdiği asenkron bildirim ve hatırlatmalar push notification i.
Otomotiv
dur-kalk sistemli stop-start [uk] s.
Havacılık
elektronik sistemli bir uçuş kontrolünden faydalanan fly-by-wire s.
Medikal
mesane içini görüntülemeye yarayan teleskopik sistemli bir sistoskop panendoscope i.
Psikoloji
sistemli kuruntu systematized delusion i.
sistemli hezeyan systematized delirium i.
Patoloji
sistemli hastalık systematic affection i.
sistemli hastalık systematized affection i.
İstatistik
şans eseri gerçekleşme ihtimali düşük olup altında sistemli bir sebep bulunduğuna işaret eden gözlemlere ait veya ilişkili significant s.
şans eseri gerçekleşme ihtimali düşük olup sistemli bir sebebe işaret ederek significantly zf.
Hayvancılık
batarya kafes sistemli yumurta tavuğu kümesi battery farming (uk) i.
batarya kafes sistemli yumurta tavuğu kümesi battery cage (uk) i.
Felsefe
francis bacon tarafından geliştirilmiş, olguların doğal olayları inceleme ve yorumlama amacıyla sistemli olarak gözlemine dayanan yöntem baconian method i.
francis bacon tarafından geliştirilmiş, olguların doğal olayları inceleme ve yorumlama amacıyla sistemli olarak gözlemine dayanan yöntem baconian i.
kutsal metinlerin sistemli yorumlanmasıyla ilgili hermeneutical s.
Askeri
komuta sistemli güdüm command system of guidance i.
sistemli bir düzene sokarak regimentally zf.
Eski Kullanım
sistemli biçimde öğretilenler schoolery i.
Engineering
kaldıraç sistemli emniyet freni centrifugal brake i.
Aeronautics
kısa kalkış ve iniş sistemli hava aracı stol i.
kısa kalkış ve iniş sistemli hava aracına ilişkin stol s.
kısa kalkış ve iniş sistemli hava aracına yönelik stol s.
kısa kalkış ve iniş sistemli hava aracına özgü stol s.