sitters - Türkçe İngilizce Sözlük

sitters

sitters — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bakıcı, poz veren
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɪtər/ – BrE /ˈsɪtə/)
Terim Türü:
İsim: sitter (sitters)
Bu kelime, birine veya bir şeye geçici olarak bakan kişiyi ya da poz veren modeli karşılar. Sit fiilinden türemiştir. Günlük yaşam ve sanat bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
caregiver
Zıt Anlamlılar:
absentee

"sitters" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sitter i. bakıcı
The parents hired a sitter to look after their children.
Ebeveyn, çocuklarıyla ilgilenmesi için bir bakıcı tuttu.

More Sentences
sitter i. (portresi yapılırken) kıpırdamadan oturup poz veren model
The artist asked the model to pose as a sitter.
Ressam, modelden kıpırdamadan poz vermesini istedi.

More Sentences
sitter i. model
sitter i. kuluçkaya yatmış tavuk
sitter i. oturan
sitter i. kolay av
sitter i. kolay iş
sitter i. oturan kimse
sitter i. kımıldamadan duran kuş
sitter i. çocuk bakıcısı
sitter i. portresi yapılırken oturan kişi
sitter i. subje
sitter i. refakatçi
sitter i. medyum ile görüşen kimse
sitter i. ruh çağırma seansı yapan kimse
sitter i. break dans yapan kız
sitter i. kolay hedef
sitter i. kolay sayı
sitter i. kolay savunma
sitter i. çok kolay olan şey
sitter i. (krikette) kolay atış
sitter N. poz veren
Argo
sitter i. kalça
sitter i. popo
sitter i. kıç

"sitters" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
baby sitter i. çocuk bakıcısı
Genel
baby-sitter i. çocuk bakıcı
baby-sitter i. bebek bakıcısı
bed-sitter i. bekar odası
baby-sitter i. çocuk bakıcısı
bed-sitter i. tek odalı apartman dairesi
baby sitter i. bebek bakıcısı
bed sitter i. bekar odası
bed sitter i. stüdyo daire
pet sitter i. evcil hayvan bakıcısı
dog sitter i. köpek bakıcısı
cat sitter i. kedi bakıcısı
dog-sitter i. köpek bakıcısı
fence-sitter i. kararsız kimse
fence-sitter i. tarafsız kimse
flagpole sitter i. yüksek yapıların en üst noktasında uzun süre oturan kimse
sitter [obsolete] i. binici
sitter [obsolete] i. bisikletli
sitter [uk] i. oturma odası
house sitter i. ev sahibi yokken eve bakan kimse
Konuşma Dili
fence-sitter i. orta yolcu
fence sitter i. orta yolcu
Deyim
fence sitter i. tarafsız gözlemci
fence sitter i. tarafsız kimse
Fizik
anti-de sitter space i. anti-de sitter uzayı
de sitter space i. de sitter uzayı
anti-de sitter space i. karşıt de sitter uzayı
Argo
fence sitter i. cinsel yönelimini bilmeyen kimse
fence sitter i. biseksüel kimse
İngiliz Argosu
bed-sitter i. (yatak odasının oturma odası olarak da kullanıldığı) küçücük daire