snout - Türkçe İngilizce Sözlük

snout

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

snout — Definition

Anlamı ve Tanımı:
burun, ağız çıkıntısı
Okunuş (IPA):
(AmE /snaʊt/ – BrE /snaʊt/)
Terim Türü:
İsim: snout (snouts)
Bu kelime, hayvanların öne doğru uzanan burun ve ağız bölümünü tanımlar. Eski İngilizce snūt köküne dayanır. Zoolojik betimlemelerde görsel netlik sağlar

"snout" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
snout i. muhbir
We need to recruit a snout among the drug dealers.
Uyuşturucu satıcılarının arasına muhbir yerleştirmeliyiz.

More Sentences
snout i. burun (hayvan)
Its snout looks even pinker today.
Hayvanın burnu bugün daha da pembe görünüyor.

More Sentences
snout i. kovan
snout i. burun (domuz)
snout i. hayvanın uzun burnu
snout i. tütün
snout i. duy
snout i. hortum (hayvan)
snout i. ispiyoncu
snout i. ön kısım (araba)
snout i. gaga gibi çıkıntı
snout i. uzantı
snout i. büyük veya kaba insan burnu
snout i. insan burnu
snout f. ağızlık veya namlu ile teçhiz etmek
snout f. burun ile kazmak
snout f. toprağı kazmak
snout N. ağız çıkıntısı
Teknik
snout i. ağızlık
snout i. namlu ağzı
Denizcilik
snout i. pruva
snout i. geminin baş tarafı
snout i. geminin burnu
Deniz Biyolojisi
snout i. burun
snout i. hayvan burnu
Coğrafya
snout i. kaya çıkıntısı
snout i. çıkıntı yapan kaya kütlesi
snout i. dağlık burun
snout i. denize doğru uzanan dağlık kara parçası
snout i. denize çıkıntı yapan yükseklik
snout i. burun
Böcek Bilimi
snout i. başın ağız organlarını içeren ön uzantısı
İngiliz Argosu
snout i. sigara
snout i. tütün

"snout" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
snipe-snout i. cimri/pinti tip
Konuşma Dili
big snout expr. koca burun
Parazitbilim
alfalfa snout beetle (brachyrhinus ligustici) i. eski dünya'ya özgü yonca, kaba yonca ve diğer baklagillere zarar veren partenojenetik kanatsız bir bit
Deniz Biyolojisi
snout length i. burun boyu
eye in snout i. iktayologların kullandığı gözün orantılı bir şekilde adım adım ölçülmesi olarak ifade edilen bir öl
tube snout (aulorhyndus flavidus) i. silindir biçimli başının ucunda küçük bir ağzı ve burnu olan ince bir deniz balığı
Zooloji
snout [obsolete] i. filin hortumu
Botanik
yellow weasel-snout i. sarı ballıbaba
yellow weasel-snout i. avrasya'da yetişen sarı çiçekli otsu bir bitki
Böcek Bilimi
snout beetle i. curculionidae familyasından olan uzun burunlu zararlı böcekler
meal snout moth i. öğütülüp depolanmış tahılla beslenen ve yaygın görülen çeşitli küçük güvelere verilen ad
meal snout moth i. un güvesi
meal snout moth i. üzerinde koyu renk ve beyazımsı çizgiler bulunan kızıl kahverengi küçük bir güve
snout moth i. ısırganotlarında yaygın olarak görülen hypena cinsi kahverengimsi bir güve
snout (hypena proboscidalis) i. ısırganotlarında yaygın olarak görülen hypena cinsi kahverengimsi bir güve