sooner - Türkçe İngilizce Sözlük

sooner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sooner — Definition

Anlamı ve Tanımı:
daha erken
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsuːnər/ – BrE /ˈsuːnə/)
Terim Türü:
Zarf: sooner
Bu zarf, zaman bakımından önceliği vurgular. Soon kelimesinin karşılaştırmalı biçimidir. Zaman sıralamalarında tercih edilir

"sooner" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sooner zf. daha çabuk
What will a child learn sooner than a song?
Bir çocuk şarkıdan daha çabuk ne öğrenir?

More Sentences
sooner zf. çabuk
The sooner we get a conclusion, the better.
Ne kadar çabuk bir sonuca varırsak o kadar iyi.

More Sentences
sooner zf. daha önce/erken
You will receive a mail from us within a month, if not sooner.
Bir ay veya daha kısa bir süre içinde bizden bir posta alacaksınız.

More Sentences
sooner zf. daha olası
sooner zf. daha kolay bir şekilde
sooner zf. daha ihtimal dahilinde
sooner zf. daha erken
Argo
sooner i. (birleşik devletler'in batısında) aileden kalan müstakil eve yerleşen kimse
sooner i. oklahomalı kimse
sooner i. oklahoma yerlisi
sooner i. oklahoma sakini
sooner i. (birleşik devletler'in batısında) miras kalmış evde oturan kimse

"sooner" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
would sooner f. tercih etmek
had sooner do something f. (yapmayı) tercih etmek
sooner or later zf. nasıl olsa
sooner or later zf. er veya geç
sooner or later zf. er geç
sooner or later zf. erken veya geç
sooner or later zf. eninde sonunda
sooner than expected zf. beklenenden daha çabuk
sooner or later zf. er ya da geç
no sooner than ed. demeye kalmadan
sooner than ed. yerine
no sooner than ed. olur olmaz
no sooner than ed. yapar yapmaz
no sooner ... than bağ. ile birlikte
no sooner ... than bağ. ile beraber
no sooner than bağ. -er -mez
no sooner than bağ. ... -ir ... -mez
no sooner ... than bağ. -er -mez (yapar yapmaz gibi)
İfadeler
the sooner the better expr. ne kadar erken o kadar iyi
sooner than anticipated expr. beklenenden daha önce
sooner than anticipated expr. öngörülenden daha kısa sürede
no sooner said than done expr. derhal/hemen olacak
sooner rather than later expr. fazla zaman geçmeden
sooner rather than later expr. çok zaman geçmeden
sooner rather than later expr. çok geçmeden
sooner rather than later expr. çok geç olmadan
not if I see you sooner, and not if I see you first expr. bir daha görüşeceğimizi sanmıyorum
not if I see you sooner, and not if I see you first expr. beni bir daha görebileceğini pek sanmıyorum
not if I see you sooner, and not if I see you first expr. seninle bir daha görüşmemek için elimden geleni yapacağım
Atasözü
a good name is sooner lost than won itibar, kazanması zor kaybetmesi kolay bir zenginliktir
a good name is sooner lost than won itibar zor kazanılır kolay kaybedilir
a good name is sooner lost than won itibarı/saygınlığı kaybetmek kazanmaktan kolaydır
a good name is sooner lost than won itibarı kazanmak zor, kaybetmek kolaydır
a good name is sooner lost than won itibarı kazanmak uzun kaybetmek kısa sürer
a good name is sooner lost than won saygınlığı kazanmak zor, kaybetmek kolaydır
Konuşma Dili
sooner the better expr. ne kadar erken olursa o kadar iyi olur
not if I see you sooner expr. eğer daha önce ben seni görmezsem
sooner rather than later expr. ne kadar erken/çabuk olsa o kadar iyi
Deyim
no sooner (do something) than (do something else) f. (bir şey) olur olmaz (başka bir şey) olmak
no sooner (do something) than (do something else) f. (bir şey) olduğunda (başka bir şey) daha yeni/henüz bitmiş/olmuş olmak
no sooner (do something) than (do something else) f. (bir şey) yapar yapmaz (bir şey) yapmak
no sooner (do something) than (do something else) f. (bir şey) demeye kalmadan (bir şey) olmak
no sooner (do something) than (do something else) f. (bir şeyin) olmasıyla/bitmesiyle birlikte (başka bir şey) olmak
Konuşma
maybe tomorrow maybe sooner than tomorrow i. belki yarın belki yarından da yakın
I'd sooner die! expr. ölmeyi tercih ederim!
it's gonna rain sooner or later expr. eninde sonunda yağmur yağacak
sooner than you think expr. sandığından daha yakın/erken
sooner than I thought expr. düşündüğümden daha erken
the sooner you start treatment the better the outcome expr. tedaviye ne kadar erken başlarsan sonucu o kadar iyi olur
it will happen sooner or later expr. er ya da geç olacak
Coğrafya
sooner state i. birleşik devletler'de bir eyalet
sooner state i. oklahoma