spending - Türkçe İngilizce Sözlük

spending

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

spending — Definition

Anlamı ve Tanımı:
harcama
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈspɛndɪŋ/ – BrE /ˈspɛndɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: spending (uncountable)
Bu sözcük, para tüketimi sürecini tanımlar. Spend fiilinden türemiştir. Ekonomi ve bütçe anlatımlarında yer alır

"spending" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
spending i. harcama
The government is planning to increase public spending.
Hükümet kamu harcamalarını artırmayı planlıyor.

More Sentences
spending i. harcayış
Ticaret/Ekonomi
spending i. harcama
The government is planning to increase public spending.
Hükümet kamu harcamalarını artırmayı planlıyor.

More Sentences
Genel
spending i. harcayış
spending i. tüketme
spending i. kullanma

"spending" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
spending money i. cep harçlığı
government spending policy i. kamu harcamaları politikası
reduce spending i. harcamayı kısma
spending spree i. alışveriş çılgınlığı
spending money i. harçlık
deficit spending i. bütçe açığı
discretionary spending i. zorunlu olmayan harcamalar
spending limit i. harcama limiti
health care spending i. sağlık harcaması
manufactured spending i. bir kredi kartıyla puan kazanma amaçlı kolayca paraya çevrilecek ürünler satın alıp borcunu onunla ödeme
bring spending money f. harcanacak para getirmek
high-spending s. uygun olandan fazlasını harcayan
high-spending s. harcayacak çok parası olan
high-spending s. gereğinden fazlasını harcayan
without spending time zf. vakit geçirmeden
Konuşma
I don't have any spending money either expr. üzerimde hiç para yok
you are spending a lot of money expr. çok para harcıyorsun
you are spending too much money expr. çok para harcıyorsun
Ticaret/Ekonomi
government spending i. hükümet harcamaları
real export spending i. reel ihracat harcaması
spending variance i. harcama sapması
compensatory spending i. tazmin harcaması
deficit spending i. açık bütçe harcamaları
deficit spending i. açığa dayalı harcama
total spending i. toplam harcama
discretionary spending i. ihtiyari harcamalar
spending responsibilities i. harcama yükümlülükleri
spending policy i. harcama politikası
public spending i. kamu harcaması
autonemous spending i. otonom harcamalar
domestic spending i. ülke içi harcama
investment spending i. yatırım harcaması
government spending policy i. kamu harcamaları politikası
deficit spending i. telafi edici kamu harcaması
deficit spending i. tazmin harcaması
compensatory spending i. telafi edici kamu harcaması
discretionary spending power i. isteğe bağlı harcama gücü
discretionary spending power i. isteğe bağlı satın alma gücü
spending item i. harcama kalemi
spending list i. harcama listesi
list of spending i. harcama listesi
spending unit i. harcamaların yapıldığı kısım
spending bill i. harcama pusulası
spending authority i. harcama yetkilisi
level of spending i. harcama seviyesi
spending level i. harcama seviyesi
credit card spending i. kredi kartı harcaması
spending habits i. para harcama alışkanlıkları
consumers' spending habits i. tüketicinin harcama alışkanlıkları
spending plan i. harcama planı
spending habit i. harcama alışkanlığı
spending account i. harcama hesabı
flexible spending account (fsa) i. esnek harcama hesabı
spending cut i. harcama kesintisi
spending pattern i. harcama kalıbı
public spending i. kamu harcaması
deficit spending i. bütçe açığına dayalı devlet harcaması
cut spending f. harcamayı kesmek
in an environment of cautious capital spending by our customers expr. müşterilerimizin yatırım harcamalarına dikkat ettiği bir ortamda
Hukuk
spending money i. cep harçlığı
Siyasal
state spending i. devlet harcaması
health spending i. sağlık harcaması
current spending i. mevcut harcamalar
domestic spending i. yerel harcama
social spending i. sosyal harcamalar
pro-poor spending i. fakirler için olan harcamalar
domestic spending i. yurtiçi harcamalar
the government’s spending and taxing policies i. hükümetin harcama ve vergilendirme politikaları
countercyclical spending i. konjonktür karşıtı harcama
spending power i. hükümetin para harcama yetkisi
Teknik
power analysis of spending function i. harcama fonksiyonunun güç analizi
Bilgisayar
double spending i. mükerrer harcama
double spending i. çift harcama
double spending i. mükerrer ödeme
Telekom
IT spending i. bilgi teknolojileri harcamaları
declining consumer spending i. düşme eğilimi gösteren tüketici harcaması
Askeri
military spending i. askeri harcamalar