| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | boundary i. | sınır | ||
|
Someday, there won't be any national boundaries between the countries. Bir gün gelecek, ülkeler arasında ulusal sınırlar kalmayacak. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | boundary i. | sınır | ||
|
Someday, there won't be any national boundaries between the countries. Bir gün gelecek, ülkeler arasında ulusal sınırlar kalmayacak. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | boundary i. | (kriket) saha sınırı | ||
|
The fielder caught the ball just inside the boundary. Saha oyuncusu topu saha sınırının hemen içinde yakaladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | boundary i. | had | ||
| Genel | boundary i. | limit | ||
| Genel | boundary i. | hudut | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | boundary i. | kenar | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | boundary i. | sınır hattı | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | boundary i. | komşusu kümede bulunan tüm noktaların toplamı | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | boundary i. | çeper | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | boundary i. | son | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | boundary i. | ara hattı | ||
| Spor | ||||
| Spor | boundary i. | (kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atış | ||
| Spor | boundary i. | (kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atışla yapılan dört veya altı koşu | ||