| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | stilt i. | cambaz ayaklığı | ||
|
She fell from the stilt. Cambaz ayaklığından yere düştü. More Sentences |
||||
| Genel | stilt i. | ayaklık | ||
|
The houses are built on stilts to protect them from the annual floods. Evler, her yıl yaşanan sellerden korunmak için ayaklıklar üzerine inşa ediliyor. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | stilt i. | ayaklık | ||
|
The houses are built on stilts to protect them from the annual floods. Evler, her yıl yaşanan sellerden korunmak için ayaklıklar üzerine inşa ediliyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | stilt i. | kıyı koşarı | ||
| Genel | stilt i. | sütun | ||
| Genel | stilt i. | eşas | ||
| Genel | stilt i. | akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar | ||
| Genel | stilt i. | uzun ince bacak | ||
| Genel | stilt i. | çırpı bacak | ||
| Genel | stilt f. | ayaklıkla yükseltmek | ||
| Genel | stilt f. | ayaklığın üzerine koymak | ||
| Genel | stilt f. | topallamak | ||
| Genel | stilt f. | aksamak | ||
| Genel | stilt f. | ağır ağır ilerlemek | ||
| Genel | stilt N. | sopa ayak | ||
| Kuşbilim | ||||
| Kuşbilim | stilt i. | avustralya uzunbacak kuşu | ||
| Kuşbilim | stilt i. | avustralya'nın hafif tuzlu bataklıklarında yaşayan uzun bacaklı üç parmaklı bir göçmen kuş | ||