straddled - Türkçe İngilizce Sözlük

straddled

straddled — Definition

Anlamı ve Tanımı:
iki yana oturmak, arada kalmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstrædəl/ – BrE /ˈstrædəl/)
Terim Türü:
Fiil: straddle (straddles – straddled – straddling)
Fiziksel olarak iki yana açılarak durmayı; mecazi olarak iki durum arasında konumlanmayı açıklayan fiildir. Orta İngilizce stradlen biçimi, adım atma hareketinden denge ve ikilik fikrine evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
span, bestride
Zıt Anlamlılar:
avoid, commit (contextual)

"straddled" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
straddle f. iki tarafı da idare etmek
His responsibility must include straddling businesses and universities.
Sorumluluğu, işletmeler ve üniversiteler kapsamında iki tarafı da idare etmeyi içermelidir.

More Sentences
straddle f. bacaklarını iyice açıp oturmak
The professor was sitting facing her while straddling the cozy velvet armchair.
Profesör, rahat kadife koltukta kadının karşısında bacaklarını iyice açıp oturmuştu.

More Sentences
straddle f. her iki tarafında bulunmak
The mountain range straddles the border between two big countries.
Dağ sırası iki büyük ülke arasındaki sınırın her iki tarafında bulunmaktadır.

More Sentences
straddle i. apışma
straddle i. ata biner gibi oturma
straddle i. çift opsiyon işlemi
straddle i. bacakları ayırma
straddle i. bacaklarını açarak durma
straddle i. (ayrık oturuşta) ayaklar arası mesafe
straddle i. bacak mesafesi
straddle i. şüpheli durum
straddle i. şaibeli durum
straddle i. belirsiz durum
straddle i. varsayım
straddle i. sanı
straddle i. sanı
straddle i. tahmin
straddle i. şüphelilik
straddle i. şaibelilik
straddle f. bacaklarını açarak durmak
straddle f. apışıp kalmak
straddle f. desteklemek (her iki tarafı)
straddle f. bacaklarını ayırarak yürümek
straddle f. iki arada bir derede kalmak
straddle f. ata biner gibi oturmak
straddle f. ata biner gibi üzerine oturmak
straddle f. üstünde ata binmiş gibi oturmak
straddle f. her iki tarafa yakın olmak
straddle f. her iki tarafı desteklemek/kucaklamak
straddle f. saçılmak
straddle f. dağılmak
straddle f. yayılmak
straddle f. serpilmek
straddle f. arada kalmak
straddle f. iki yana oturmak
straddle zf. ata biner gibi
straddle zf. bacaklarını ayırarak
straddle zf. bacaklarını açarak
straddle zf. ata binercesine
straddle zf. her iki tarafa da
straddle zf. at sırtında giderek
Ticaret/Ekonomi
straddle i. aynı uygulama fiyatından satın alınan bir alış opsiyonu ve bir satış opsiyonu bileşimi
straddle i. çift ikramiyeli işlem
straddle i. çift opsiyon işlem
straddle i. çift taraflı işlem
straddle i. opsiyon sözleşmelerinde pergel stratejisi
straddle f. pergel stratejisi uygulamak
straddle f. bir piyasadan alıp diğer piyasada açığa satış yapmak
Maden
straddle i. (maden kuyusunda kullanılan) destek dikmesi
Askeri
straddle i. tamamı hedefe isabet etmeyen salvo atışları
straddle f. tanzim atışı yapmak
straddle f. (top ateşini) hedefi vurana kadar ayarlamak
straddle f. top atışı yapmak
straddle f. topçu ateşi ile vurmak
straddle f. kundak gemisi ile vurmak
straddle f. (kundak gemisi ile hedefe) top atışı isabet ettirmek
Spor
straddle i. (yüksek atlamada) straddle tekniği
İskambil
straddle i. (draw poker) kör bahisi ikiye katlama
straddle f. pokerde eline bakmadan potu iki katına çıkarmak

"straddled" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
straddle crane i. dört ayaklı portal vinç
straddle [ireland] i. (at küfelerinin yerleştirildiği) ahşap bir eyer tipi
Deyim
straddle the fence f. ikilemde kalmak
straddle the fence f. iki oynamak
straddle the fence f. tereddütte kalmak
straddle the fence f. iki arada bir derede kalmak
straddle the fence f. iki tarafı da desteklemek
straddle the fence f. kararsız kalmak
Ticaret/Ekonomi
straddle ship i. apışık gemi
Teknik
straddle mill i. çifte freze
straddle crane i. dört ayaklı portal vinç
straddle truck i. yük kamyonu
straddle milling i. çifte frezeleme
turbine blade with straddle root i. geçme köklü türbin kanadı
straddle-root blade i. geçme köklü kanat
İnşaat
reach and straddle fork-lift trucks i. ulaştırma ve kaldırma tipli istif makinesi
straddle crane i. lastik tekerlekli portal vinç
Trafik
straddle lanes i. trafikte iki şeridin birden işgal edilmesi
Denizcilik
straddle carrier i. liman istif taşıyıcısı
Tarım
straddle tractor i. yüksek çatılı traktör
Askeri
straddle trench i. açık hela
Spor
side-straddle hop i. zıplayarak gerçekleştirilen bir ısınma hareketi