surpass - Türkçe İngilizce Sözlük

surpass

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

surpass — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aşmak, geçmek
Okunuş (IPA):
(AmE /sərˈpæs/ – BrE /səˈpɑːs/)
Terim Türü:
Fiil: surpass (surpasses – surpassed – surpassing)
Önceki bir düzeyi geride bırakma eylemidir. Fransızca surpasser kökü, sınırın ötesine geçme fikrini rekabet bağlamına taşır.
Eş Anlamlılar:
exceed, outdo
Zıt Anlamlılar:
fall short

"surpass" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
surpass f. aşmak
The costs of the project surpassed expectations.
Projenin maliyeti beklentileri aşmaktaydı.

More Sentences
surpass f. üstün gelmek
Genel
surpass f. geçmek
In its first official week, it managed to surpass 100 million worldwide downloads.
İlk resmi haftasında dünya çapında 100 milyon indirmeyi geçmeyi başardı.

More Sentences
surpass f. aşmak
The costs of the project surpassed expectations.
Projenin maliyeti beklentileri aşmaktaydı.

More Sentences
surpass f. geride bırakmak
He surpasses his rivals in all ways.
Rakiplerini her yönden geride bırakıyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
surpass f. aşmak
The costs of the project surpassed expectations.
Projenin maliyeti beklentileri aşmaktaydı.

More Sentences
Genel
surpass f. üstün olmak
surpass f. baskın çıkmak
surpass f. geçmek (üstünlük açısından)
surpass f. takmak
surpass f. üstün çıkmak
surpass f. gölgede bırakmak
surpass f. ütmek
surpass f. sınırını aşmak
surpass f. gücünü aşmak
surpass f. ötesine geçmek
surpass f. aşırı hale getirmek
surpass f. sınırların dışına çıkarmak
surpass f. ulaşılamaz hale getirmek
surpass f. öne çıkmak
surpass f. dikkat çekmek

"surpass" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
surpass somebody f. taş çıkartmak
surpass one's elder f. boynuz kulağı geçmek
Öbek Fiiller
surpass someone or something in something f. birine/bir şeye bir şeyde üstün gelmek
surpass someone or something in something f. birini/bir şeyi bir şeyde geride/gölgede bırakmak
surpass someone or something in something f. birini/bir şeyi bir şeyde aşmak
surpass someone or something in something f. bir şeyde birinden bir şeyden daha iyi olmak
surpass someone or something in something f. birini/bir şeyi bir şeyde geçmek
surpass someone or something in something f. birine/bir şeye bir şeyde baskın çıkmak
surpass in f. '-de baskın çıkmak
surpass in f. -de üstün gelmek
surpass in f. -de aşmak
surpass in f. -de daha iyi olmak
surpass in f. '-de geride/gölgede bırakmak
surpass in f. -de geçmek
Konuşma Dili
surpass (oneself) f. (kendi) rekorunu kırmak
surpass (oneself) f. (kendini) aşmak