suspicious - Türkçe İngilizce Sözlük

suspicious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

suspicious — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şüpheci, kuşkulu
Okunuş (IPA):
(AmE /səˈspɪʃəs/ – BrE /səˈspɪʃəs/)
Terim Türü:
Sıfat: suspicious
Güvensizlik hissi taşıyan tutumdur. Suspicion kökünden türeyen sıfat, zihinsel temkini davranışa yansıtır.
Eş Anlamlılar:
doubtful, wary
Zıt Anlamlılar:
trusting

"suspicious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
suspicious s. kuşkulu
They said they were suspicious.
Kuşkulu olduklarını söylediler.

More Sentences
suspicious s. şüpheli
They called the police as they found a suspicious bag in the airport.
Havaalanında şüpheli bir çanta buldukları için polisi aramışlar.

More Sentences
Genel
suspicious s. şüphe uyandıran
Wouldn't it be suspicious if Tom did that?
Bunu Tom yapmış olsaydı şüphe uyandırmaz mıydı?

More Sentences
suspicious s. şüpheci
James was always suspicious of people who were trying to talk with him.
James kendisiyle konuşmaya çalışan insanlara her zaman şüpheci yaklaşırdı.

More Sentences
suspicious s. şüphelenen
The police officers became suspicious of the man's strange behaviours.
Polis memurları adamın garip davranışlarından şüphelenmeye başladılar.

More Sentences
suspicious s. kuşku duyan
We are suspicious that the larger Member States seek to unpick the seams of the Community fabric.
Büyük Üye Devletlerin Topluluk dokusunun dikişlerini sökmeye çalıştıklarından kuşku duyuyoruz.

More Sentences
suspicious s. şüpheli
They called the police as they found a suspicious bag in the airport.
Havaalanında şüpheli bir çanta buldukları için polisi aramışlar.

More Sentences
suspicious s. kuşkulu
They said they were suspicious.
Kuşkulu olduklarını söylediler.

More Sentences
suspicious s. şüphe içinde
suspicious s. kuşkucu
suspicious s. huylu
suspicious s. kuruntucu
suspicious s. pireli
suspicious s. kuşku dolu
suspicious s. güvenilmez
suspicious s. pimpirik
suspicious s. şüphe çekici
suspicious s. şüphe uyandırıcı
Osmanlıca
suspicious s. meşkuk

"suspicious" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
suspicious lesions i. şüpheli lezyonlar
Genel
suspicious situation i. şüphe uyandırıcı durum
suspicious package i. şüpheli paket
suspicious types i. şüpheli tipler
suspicious case i. şüpheli durum
feel suspicious f. içine kurt düşmek
become suspicious f. kuşkuya düşmek
get suspicious f. şüphelenmek
get suspicious about f. kuşkuyla karşılamak
become suspicious f. kuşkulanmak
become suspicious f. şüphelenmek
get suspicious f. kuşkulanmak
be suspicious about f. kuşku duymak
become suspicious f. kıllanmak
make one suspicious f. zihnini bulandırmak
be suspicious of f. şüphe etmek
be suspicious of f. kuşku duymak
become suspicious f. huylanmak
make suspicious f. kuşkulandırmak
feel suspicious f. kuşkulanmak
become suspicious f. kıl kapmak
be suspicious that one's spouse is cheating on someone f. (eşinin) aldattığından şüphelenmek
be suspicious of something f. şüpheyle bakmak
respond to a report of a suspicious package f. şüpheli paket ihbarını değerlendirmek
become suspicious f. işkillenmek
suspicious of s. -den şüpheli
self-suspicious s. kendinden şüphelenen
self-suspicious s. kendinden kuşku duyan
sus (suspicious) s. şüpheli
sus (suspicious) s. kuşkulu
Deyim
a suspicious character i. tekin durmayan/gözükmeyen tip
a suspicious character i. şüphe/kuşku uyandıran biri
a suspicious character i. şüpheli biri
be suspicious and restless f. pirelenmek
Konuşma
don’t do something to make him suspicious expr. onu şüphelendirecek bir şey yapma
did you hear or see anything suspicious? expr. şüpheli bir şey görüp duydunuz mu?
are you suspicious? expr. şüphen mi var?
Ticaret/Ekonomi
suspicious activity i. şüpheli hareket
Hukuk
suspicious money transfers i. şüpheli para transferleri
Siyasal
suspicious financial transactions i. şüpheli mali işlemler
Medikal
suspicious lesion i. kuşkulu lezyon
suspicious lesion i. şüpheli lezyon
patient with suspicious cervical lesion i. şüpheli servikal lezyonu olan hasta
patient with suspicious cervical lesion i. şüpheli servikal lezyon görülen hasta