swan - Türkçe İngilizce Sözlük

swan

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

swan — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kuğu
Okunuş (IPA):
(AmE /swɑːn/ – BrE /swɒn/)
Terim Türü:
İsim: swan (swans)
Uzun boyunlu, zarif su kuşudur. Eski İngilizce swan sözcüğü, estetik ve sadakat sembolünü kültürel hafızada sabitler.
Eş Anlamlılar:
cygnet (related)

"swan" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
swan i. kuğu
A swan attacked us near the lake.
Gölün yakınlarında bir kuğu bize saldırdı.

More Sentences
swan i. kuğuya benzeyen şey
swan i. ingur nehrinin yukarı mecrasında yaşayan halklar
swan i. olağanüstü güzellikte kimse
swan i. kuğu gibi kimse
swan i. svanlar
swan i. mükemmel tip
swan i. ozan
swan i. svanlardan olan kimse
swan i. zarafet abidesi
swan i. şarkıcı
swan i. hüzünlü şarkılar yazan besteci
swan f. boş boş gezinmek
swan f. amaçsızca dolanmak
Gökbilim
swan i. kuğu (takımyıldızı)
Coğrafya
swan i. swan nehri
swan i. batı avustralya'da bir nehir
swan i. teksas eyaletinde şehir
swan i. iowa eyaletinde şehir
Futbol
swan i. swansea city futbol kulübü ile bağlantısı olan kimse
swan i. swansea city taraftarı

"swan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 102 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mute swan i. sessiz kuğu
tundra swan i. tundra kuğusu
swan song i. bir sanatçının son eseri
whooper swan i. ötücü kuğu
black swan i. kara kuğu
trumpeter swan i. yabani kuğu
mute swan i. kuğu
swan song i. efsaneye göre kuğunun ölmeden önceki son ve güzel ötüşü
bewick's swan i. küçük kuğu
swan-neck i. kuğu boynu
black swan i. siyah kuğu
black swan i. imkansız gibi görülmesine rağmen meydana gelen bir olay
swan's down i. kuğu tüyü
swan-neck i. merdiven trabzanında rampalı kıvrım
swan dive i. ani düşüş
swan-hopping i. thames nehrindeki kuğuların her yıl halkalanması etkinliği
swan-upping i. thames nehrindeki kuğuların her yıl halkalanması etkinliği
swan dive i. keskin iniş
swan-neck i. dekoratif alınlıkta s şekilli korniş
swan dive i. çakılma
swan-dive f. kuğu dalışı yapmak
swan [dialect] f. beyan etmek
swan [dialect] f. yemin etmek
swan-dive f. aniden düşmek
swan-dive f. sertçe inmek
swan [dialect] f. şaşırtmak
swan [dialect] f. sürpriz yapmak
swan-dive f. çakılmak
swan-necked s. uzun ve zarif boyunlu
swan-necked s. öne doğru kavisli
swan-necked s. kuğu boynuna benzeyen
Öbek Fiiller
swan around f. amaçsızca dolaşmak
Atasözü
every mother thinks her own gosling a swan kuzguna yavrusu şahin görünür
Konuşma Dili
swan song i. jübile
swan song i. son performans
swan song i. son gösteri
Deyim
graceful as a swan i. kuğu kadar/gibi zarif
a swan song i. kariyerinin son eseri/performansı
a swan song i. son gösteri
a swan song i. jübile
as graceful as a swan expr. kuğu kadar/gibi zarif
Konuşma
I swan! expr. vay canına!
i swan! expr. vay be!
Siyasal
swan-upping [uk] i. (sahiplik işareti olarak) kuğuların gagasına konan işaret
Teknik
swan neck bend i. deveboynu dirsek
swan-neck i. kuğu boynu
swan-neck i. deveboynu boru
swan's neck i. eğri boru
swan's neck i. eğri korkuluk
swan's neck i. damıtma cihazında) bağlantı borusu
swan's neck i. merdiven trabzanında rampalı kıvrım
swan's neck i. dekoratif alınlıkta s şekilli korniş
Tekstil
swan neck i. dik yaka
swan’s-down i. kuğu tüyü
swan's down i. bir çeşit kalın yumuşak kumaş
swan's down i. ağır tüylü pamuklu kumaş
swan’s-down i. bir çeşit kalın yumuşak kumaş
swan’s-down i. ağır tüylü pamuklu kumaş
İnşaat
swan neck pediment i. kuğu boynu biçimli/kırık/eğri alınlık
Otomotiv
swan neck i. kuğu boynu
Medikal
swan ganz catheter i. swan ganz kateteri
swan-ganz catheter i. swan-ganz kateteri
swan neck deformity i. kuğu boynu deformitesi
Zooloji
mute swan i. kuğu
tundra swan i. küçük kuğu
whooper swan i. itücü kuğu
whooper swan i. ötücü kuğu
mute swan i. sessiz kuğu
Botanik
swan-flower i. deveboynu
swan neck i. deveboynu
swan orchid i. deveboynu
swan neck i. kuğuboynu
swan orchid i. kuğuboynu
swan-flower i. kuğuboynu
swan river daisy i. kuğu nehri papatyası
swan river everlasting i. avustralya'ya özgü açık pembe çiçekleri olan yıllık veya çok yıllık bir bitki
swan's neck i. kuğuboynu
swan-neck i. kuğuboynu
swan potato i. yumruları besin olarak kullanılan sagittaria cinsi bir bitki
swan's neck i. deveboynu
swan-neck i. deveboynu
Edebiyat
swan [rare] i. şair
Coğrafya
swan valley i. idaho eyaletinde şehir
swan hill i. avustralya'nın victoria eyaletinde şehir
Silah/Atıcılık
swan shot i. yaban kuşları vb. av hayvanların için kullanılan büyük boy saçma
Spor
swan dive i. kuğu dalışı
swan dive i. kuğu hareketi
Futbol
swan [australia] i. sydney swans kulübüyle bağlantılı kimse
swan [australia] i. sydney swans taraftarı
Tiyatro
swan lake ballet i. kuğu gölü balesi
Mitoloji
swan maiden i. germen mitolojisinde kuğu donuna girebilen bir genç kız
Kuşbilim
trumpeter swan i. kuzey amerika'ya özgü, gür sesinden tanınan iri ve beyaz renkli bir kuğu
tundra swan i. kuzey amerika'ya özgü kutup tundrasında üreyen yumuşak ve tiz sesli bir kuğu
whistling swan (cygnus columbianus) i. kuzey amerika'ya özgü kutup tundrasında üreyen yumuşak ve tiz sesli bir kuğu
whistling swan (cygnus columbianus) i. tundra kuğusu
swan goose i. çin kazı
swan goose i. asya'nın kuzeydoğusunda bulunan çok iri bir yaban kazı
bewick swan i. cüce kuğu
bewick's swan (cygnus columbianus bewickii) i. tundra kuğu kuşu
bewick's swan i. cüce kuğu
black swan (cygnus atratus) i. avustralya kara kuğusu
whooping swan i. ötücü kuğu