syntactic - Türkçe İngilizce Sözlük

syntactic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

syntactic — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sözdizimsel
Okunuş (IPA):
(AmE /sɪnˈtæktɪk/ – BrE /sɪnˈtæktɪk/)
Terim Türü:
Sıfat: syntactic
Cümle içindeki öğelerin dizilişiyle ilgili niteliktir. Syntax kökünden türeyen sıfat, dilbilgisinin yapısal katmanını tanımlar.
Eş Anlamlılar:
grammatical
Zıt Anlamlılar:
semantic (contextual)

"syntactic" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
syntactic s. sözdizimsel
Syntactic analysis focuses on the structure and arrangement of words.
Sözdizimsel analiz kelimelerin yapısı ve düzenine odaklanır.

More Sentences
Dilbilim
syntactic s. sözdizimsel
Syntactic analysis focuses on the structure and arrangement of words.
Sözdizimsel analiz kelimelerin yapısı ve düzenine odaklanır.

More Sentences
syntactic s. sentaktik
syntactic s. tümcebilimsel

"syntactic" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
syntactic category i. sözdizim kategorisi
Teknik
syntactic analysis i. sözdizimsel çözümleme
syntactic language analysis i. sözdizimsel dil çözümlemesi
syntactic error i. sözdizimi hatası
syntactic error i. dizimsel hata
syntactic cellular plastics i. kabarcıklı gözeli plastikler
syntactic foam i. kabarcıklı sünger
Bilgisayar
syntactic error i. sözdizimsel hata
syntactic error i. dizimsel hata
syntactic analysis i. sözdizimsel çözümleme
syntactic error i. sözdizim hatası
Bilişim
syntactic error i. sözdizimsel hata
syntactic analysis i. sözdizimsel analiz
syntactic analyzer i. sözdizimsel çözümleyici
Psikoloji
syntactic aphasia i. sözdizimsel afazi
Dilbilim
syntactic component i. sözdizimsel bileşen
syntactic structure i. sözdizimi yapısı
syntactic suffixes i. dizim ekleri
syntactic position i. dizimsel konum
syntactic stress rule i. sözdizimsel vurgu
syntactic component i. sözdizimi bileşeni
syntactic language analysis i. sözdizimsel dil çözümlemesi
syntactic-semantic ambiguity i. sözdizimsel-anlamsal belirsizlik
syntactic equivalence i. sözdizimsel eşdeğerlilik
syntactic unit i. sözdizimzel birim
syntactic consequence i. sözdizimsel sonuç
morpho-syntactic s. biçim-sözdizimsel