dire - Türkçe İngilizce Sözlük

dire

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dire — Definition

Anlamı ve Tanımı:
vahim, berbat, korkunç
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdaɪər/ – BrE /ˈdaɪə/)
Terim Türü:
Sıfat
Durumun çok kötü, acil ve endişe verici olduğunu vurgulayan güçlü sıfattır; “dire warning/need” gibi kalıplarla yoğunluk artırır. Latince dirus (“uğursuz, korkunç”) kökünden gelmektedir; modern İngilizcede dire, sıradan “bad”den ayrılarak “ciddiyet eşiği aşılmış” bir kötüleşmeyi anlatır.
Eş Anlamlılar:
dreadful, grim
Zıt Anlamlılar:
favorable, hopeful

"dire" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dire s. acil
Most countries in Africa are in dire need of food and clean water.
Afrika'daki çoğu ülkenin acil olarak gıda ve temiz suya ihtiyacı var.

More Sentences
dire s. korkunç
That is a dire statistic for the future of the mountains.
Bu, dağların geleceği için korkunç bir istatistiktir.

More Sentences
dire s. büyük
The castle was in dire need of major repairs.
Kalenin büyük bir onarıma ihtiyacı vardı.

More Sentences
dire s. vahim
We all know the present dire state of citizens' knowledge about the organisation and policies of the EU.
Vatandaşların AB'nin organizasyonu ve politikaları hakkındaki bilgilerinin mevcut vahim durumunu hepimiz biliyoruz.

More Sentences
dire s. çok kötü
The situation is dire.
Durum çok kötü.

More Sentences
dire s. müthiş
dire s. dehşetli
dire s. uğursuz
dire s. şiddetli
dire s. berbat

"dire" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dire straits i. sıkıntı
dire wolf i. ulu kurt
be in dire straits f. darlık içinde olmak
be in dire straits f. darda olmak
be in dire straits f. çok zor bir durumda olmak
be in dire straits f. çok güç durumda olmak
be in dire need of f. aşırı ihtiyacı olmak
Deyim
ask for something (bad or dire) f. aranmak
ask for something (bad or dire) f. kaşınmak
ask for something (bad or dire) f. (belasını) aramak
in dire straits expr. güç durumda
in dire straits expr. çıkmazda
in dire straits expr. darda
in dire straits expr. zor durumda
Konuşma
the consequences could be dire expr. sonuçlar korkunç olabilir
things seem dire expr. işler/durum/gidişat kötü/vahim görünüyor/iyi görünmüyor
Hukuk
voir dire examination i. jüri üyelerinin mahkeme tarafından görev ehliyetlerinin sorgulanması
voir dire i. yargıç tarafından aday gösterilen tanığın yeminine ilişkin ilk soruşturma
voir dire i. yargıç tarafından aday gösterilen tanığın ettiği yemin
Siyasal
dire straits i. dar boğaz
Zooloji
dire wolf i. günümüzde nesli tükenmiş durumda olan ilk gri kurt
Edebiyat
dire wolf i. ulukurt
dire wolf i. ulu kurt
Coğrafya
dire dawa i. etiyopya'nın doğusunda bir şehir
Star Wars
dire-cat i. korkunç-kedi
paralyngian dire slug i. paralyngian korkunç sümüklü böceği