favorable - Türkçe İngilizce Sözlük

favorable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

favorable — Definition

Anlamı ve Tanımı:
olumlu, elverişli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfeɪvərəbəl/ – BrE /ˈfeɪvərəbəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Sonuç veya koşullar açısından destekleyici durumu niteleyen sözcüktür. Favor köküne -able ekiyle oluşturulmuştur; değerlendirme dilinde yaygındır.
Eş Anlamlılar:
positive
Zıt Anlamlılar:
unfavorable

"favorable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
favorable s. elverişli
The weather was favorable for a barbecue party.
Hava barbekü partisi için elverişliydi.

More Sentences
favorable s. uygun
Create a favorable atmosphere in the aquarium.
Akvaryumda uygun bir atmosfer yaratın.

More Sentences
favorable s. olumlu
His latest film is attracting favorable comments.
Son filmi olumlu eleştiriler alıyor.

More Sentences
favorable s. lehte
Genel
favorable s. avantajlı
The other supplier is offering us more favorable terms.
Diğer tedarikçi bize daha avantajlı koşullar sunuyor.

More Sentences
favorable s. iyi
The prognosis does not look favorable.
Prognoz iyi görünmüyor.

More Sentences
favorable s. uygun
Create a favorable atmosphere in the aquarium.
Akvaryumda uygun bir atmosfer yaratın.

More Sentences
Teknik
favorable s. olumlu
His latest film is attracting favorable comments.
Son filmi olumlu eleştiriler alıyor.

More Sentences
favorable s. uygun
Create a favorable atmosphere in the aquarium.
Akvaryumda uygun bir atmosfer yaratın.

More Sentences
Genel
favorable s. lütufkar
favorable s. hoşa giden
favorable s. tatminkar
favorable s. iyi niyetli
favorable s. faydalı
favorable s. münasip
favorable s. lehte
favorable s. müsait
favorable s. taraftar
favorable s. güzel
favorable s. hayırlı
favorable s. ahım şahım
favorable s. açıkça onaylanan
favorable s. tavsiye eden
favorable s. salık veren
favorable s. metheden
favorable s. öven
favorable s. onay kazanan
favorable s. memnuniyet verici
favorable s. sevindirici
favorable s. mutluluk verici
favorable s. isteneni veren
favorable s. kolaylaştıran
favorable s. olanak sağlayan
favorable s. ithalat değerini aşacak değerde olan (ihracat)

"favorable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
favorable position i. elverişli pozisyon
favorable feature i. olumlu özellik
favorable reply i. olumlu cevap
favorable reception i. hoş karşılanma
favorable reception i. onaylanma
favorable reception i. iyi karşılanma
more favorable condition i. daha uygun koşul
favorable outcomes i. olumlu sonuçlar
favorable outcome i. olumlu sonuç
favorable impression i. olumlu izlenim
favorable reception i. kabul edilebilir görme
favorable position i. rekabette güçlü olma
favorable reception i. onaylayarak kabul verme
favorable position i. üstün pozisyon
be found favorable f. uygun bulunmak
anticipate a favorable reply f. olumlu cevap beklemek
anticipate a favorable reply f. olumlu yanıt beklemek
uniquely favorable s. özellikle uygun
cost-favorable s. fiyat avantajlı
price-favorable s. fiyat avantajlı
under favorable circumstances zf. müsait bir durumda
under favorable circumstances zf. elverişli bir durumda
under favorable conditions zf. müsait şartlar altında
Ticaret/Ekonomi
more favorable terms i. daha uygun koşullar
favorable trade balance i. lehte ticaret bilançosu dengesi
favorable balance i. olumlu fark
favorable trade balance i. aktif dış ticaret bilançosu
favorable exchange i. elverişli kambiyo
favorable variance i. olumlu fark
favorable variance i. lehte sapma
favorable trade balance i. lehte ticaret dengesi
favorable exchange i. müsait kambiyo
under favorable conditions i. uygun şartlarda
more favorable terms i. daha uygun şartlar
more favorable terms i. daha düzgün koşullar
under favorable conditions expr. müsait şartlar altında
Hukuk
favorable law i. lehe kanun
Siyasal
favorable conditions i. uygun koşullar
Çevre
environmentally favorable energy options i. çevre yönünden elverişli enerji seçenekleri
Engineering
favorable pressure gradient i. akış yönündeki basınç düşüşü