tails - Türkçe İngilizce Sözlük

tails

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tails — Definition

Anlamı ve Tanımı:
arka yüz, yazı-tura tarafı
Okunuş (IPA):
(AmE /teɪlz/ – BrE /teɪlz/)
Terim Türü:
İsim: tails (plural-only)
Para atışında arka yüz; grup hâlinde arka kısımda kalanlardır. tail sözcüğünün çoğul kullanımı, arkalık fikrini soyutlaştırır.
Eş Anlamlılar:
reverse (coin)
Zıt Anlamlılar:
heads

"tails" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tails i. yazı
Tails came when we tossed the coin.
Parayı attığımızda yazı geldi.

More Sentences
tails i. frak
The duke was wearing black tails.
Dükün üzerinde siyah frak vardı.

More Sentences
tails i. madeni bir paranın resimsiz yüzü
tails i. kuyruklu ceket
tails N. yazı-tura tarafı
tails N. arka yüz
Tekstil
tails i. resmi gece elbisesi
Maden
tails i. maden atıkları
Mutfak
tails i. damıtma işleminde sondan alınan ve uygun olmayan mahsul
Çevre
tails i. pasa

"tails" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cat-o-nine-tails i. dokuz kamçılı kırbaç
white tie and tails i. frak
white tie and tails i. kuyruklu ceket
heads or tails i. yazı tura oyunu
heads or tails game i. yazı tura oyunu
heads or tails i. yazı tura
cat-o-nine-tails i. dokuz kuyruklu kırbaç
cat o' nine tails i. dokuz kuyruklu kırbaç
cat o' nine tails i. dokuz kamçılı kırbaç
cat-o'-nine-tails i. dokuz kuyruklu kırbaç
cat-o'-nine-tails i. dokuz kamçılı kırbaç
white tie and tails i. erkekler için smokinden oluşan resmi kıyafet
come up tails f. yazı gelmek
Konuşma Dili
on one's coat tails expr. kuyruğuna takılarak
on one's coat tails expr. yardımıyla
on one's coat tails expr. torpiliyle
heads I win, tails you lose expr. ne olursa olsun ben kazanırım/benim çıkarıma olur
heads I win, tails you lose expr. her türlü ben kazanırım
heads I win, tails you lose expr. yazı gelirse sen kaybedersin
heads I win, tails you lose expr. tura gelirse ben kazanırım
heads I win, tails you lose expr. ne olursa olsun durum benim lehime
heads I win, tails you lose expr. her durumda/halükarda ben kazanırım
heads I win, tails you lose expr. sonuç ne olursa olsun benim yararıma
Deyim
not be able to make heads or tails of f. akıl sır erdirememek
be like a dog with two tails f. aşırı sevinmek
be like a dog with two tails f. çok mutlu olmak
can't make heads or tails out of something f. bir şeyden hiçbir şey anlamamak
can't make heads or tails of something f. bir şeyden hiçbir şey anlamamak
can't make heads or tails of f. -den hiçbir şey anlamamak
can't make heads nor tails of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hiç aklı almamak
can't make heads nor tails of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hiç çözememek
can't make heads or tails of f. -i hiç anlamamak
can't make heads or tails of f. -i hiç çözememek
can't make heads nor tails of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hiç anlamamak
can't make heads nor tails of (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) hiçbir şey anlamamak
can't make heads or tails (out) of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hiç çözememek
can't make heads or tails (out) of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hiç aklı almamak
can't make heads or tails of f. -i hiç aklı almamak
can't make heads or tails (out) of (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) hiçbir şey anlamamak
can't make heads or tails (out) of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hiç anlamamak
make heads or tails (out) of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) çözmek
make heads or tails (out) of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) anlamak
not able to make heads or tails (out) of (something) f. (bir şeyden) hiçbir şey anlamamak
not able to make heads or tails (out) of (something) f. (bir şeye) akıl erdirememek
not able to make heads nor tails (out) of (something) f. (bir şeye) akıl erdirememek
not able to make heads nor tails (out) of (something) f. (bir şeyden) hiçbir şey anlamamak
not able to make heads nor tails (out) of (something) f. (bir şeyden) hiçbir anlam çıkaramamak
not able to make heads or tails (out) of (something) f. (bir şeyden) hiçbir anlam çıkaramamak
ride on someone's/something's coat-tails f. birinin/bir şeyin başarısından/çevresinden/statüsünden nemalanmak
ride someone's/something's coat-tails f. birinin/bir şeyin başarısından/çevresinden/statüsünden nemalanmak
on someone's coat tails zf. birisinin eteğine yapışarak
on someone's coat tails expr. yardımıyla
on someone's coat tails expr. kuyruğuna takılarak
on someone's coat tails expr. torpiliyle
on someone's coat tails expr. sayesinde
as happy as a dog with two tails expr. aşırı/çok mutlu
on the coat-tails of someone expr. birinin başarısından/konumundan yararlanarak
on the coat-tails of someone expr. biri sayesinde
on the coat-tails of someone expr. birinden nemalanarak
on the coat-tails of someone expr. birinin torpiliyle/yardımıyla
like a dog with two tails expr. çok mutlu
like a dog with two tails expr. aşırı sevinmiş
on somebody's coat-tails expr. birinin yardımıyla
on the coat-tails of someone/something expr. biri/bir şey sayesinde
on somebody's coat-tails expr. biri sayesinde
on somebody's coat-tails expr. birinin torpiliyle
on somebody's coat-tails expr. birinin kuyruğuna takılarak
on the coat-tails of someone/something expr. birinden/bir şeyden nemalanarak
on the coat-tails of someone/something expr. birinin/bir şeyin torpiliyle/yardımıyla
on somebody's coat-tails expr. birinin eteğine yapışarak
Konuşma
I can't make heads or tails of it expr. ondan hiçbir şey anlayamıyorum
heads or tails? expr. yazı mı tura mı?
I can’t make heads or tails of it all expr. bütün bunlardan bir anlam çıkaramıyorum
Teknik
comet tails i. kuyruklu yıldız kuyrukları
İstatistik
equal tails test i. eşit yanlı sınama
equal tails test i. eşit yanlı test
equal tails test i. eşit taraflı test
Botanik
lamb's tails i. fındık ağacının salkımlarına verilen ad
kitten-tails i. yumuşak ve kabarık tüylü çiçekleri olan besseya cinsi bitki