| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | tantalize f. | boşuna ümit vermek | ||
| Genel | ||||
| Genel | tantalize f. | cezbetmek | ||
|
She tantalized the dog with fish. Köpeği balıkla cezbetmiş. More Sentences |
||||
| Genel | tantalize f. | gösterip vermemek | ||
| Genel | tantalize f. | umutlandırmak | ||
| Genel | tantalize f. | gösterip de vermemek | ||
| Genel | tantalize f. | boş ümitler uyandırmak (birinde) | ||
| Genel | tantalize f. | umutlandırıp vermemek | ||
| Genel | tantalize f. | umut uyandırıp kıvrandırmak | ||
| Genel | tantalize f. | (sahip olamayacağı bir şey için birinin) iştahını kabartmak | ||
| Genel | tantalize f. | boş ümitler uyandırmak | ||
| Genel | tantalize f. | boşuna umut vermek | ||
| Genel | tantalize f. | eziyet/işkence etmek | ||
| Genel | tantalize f. | baştan çıkarmak | ||
| Genel | tantalize f. | alay etmek | ||
| Genel | tantalize f. | dalga geçmek | ||
| Genel | tantalize f. | kışkırtmak | ||
| Genel | tantalize f. | iştah kabartmak | ||