teeter - Türkçe İngilizce Sözlük

teeter

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

teeter — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sallanmak, dengesiz durmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtiːtər/ – BrE /ˈtiːtə/)
Terim Türü:
Fiil: teeter (teeters – teetered – teetering)
Fiziksel ya da mecazi anlamda denge sınırında bulunma hâlidir. Orta İngilizcede titeren biçimiyle ortaya çıkan sözcük, titreşim ve kararsızlık fikrini taşır. Ekonomik ve psikolojik bağlamlarda istikrarsızlık anlatımı için tercih edilir.
Eş Anlamlılar:
wobble, vacillate
Zıt Anlamlılar:
stabilize, balance

"teeter" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
teeter f. sallanmak
Genel
teeter f. sendeleyerek ilerlemek
He teetered over the log.
Kütüğün üzerinde sendeleyerek ilerliyordu.

More Sentences
teeter i. sendeleme
teeter i. tahterevalli
teeter i. salınım
teeter i. titreşim
teeter i. iki yana sallanma
teeter f. bocalamak
teeter f. sendelemek
teeter f. sallanmak
teeter f. yalpalamak
teeter f. sallantıda olmak
teeter f. düşmek üzere olmak
teeter f. kararsız olmak
teeter f. çöküşün eşiğine gelmek
teeter f. ileri geri sallanmak
teeter f. dengesiz durmak

"teeter" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
teeter totter i. tahterevalli
Genel
teeter-totter i. tahterevalli
teeter-totter f. tahterevalliye binmek
Deyim
teeter on the edge of f. -e ramak kalmak
teeter on the brink of f. kötü bir sonuca yakın olmak
teeter on the brink of f. -e ramak kalmak
teeter on the edge of f. kötü bir sonuca yakın olmak
teeter on the brink (or edge) f. (tehlikeli/zor bir durumun) eşiğinde olmak
teeter on the brink (or edge) f. (tehlikeli/zor bir durumun) kıyısında dolaşmak
teeter on the brink (or edge) f. (bir tehlikeyle/zorlukla) burun buruna olmak
teeter on the edge of (something) f. (bir şeyin) kıyısında dolaşmak
teeter on the brink f. eşiğinde olmak
teeter on the brink of (something) f. (bir şeye) ramak kalmak
teeter on the brink of (something) f. (bir şeyle) burun buruna olmak
teeter on the brink f. kötü bir sonuca yakın olmak
teeter on the brink f. ramak kalmak
teeter on the edge of (something) f. (bir şey) yapmaya çok yakın olmak
teeter on the edge of (something) f. (bir şeyle) burun buruna olmak
teeter on the brink of (something) f. (bir şeyin) kıyısında dolaşmak
teeter on the brink f. burun buruna olmak
teeter on the brink of (something) f. (bir şeyin) eşiğinde olmak
teeter on the edge of (something) f. (bir şeyin) eşiğinde olmak
teeter on the brink of (something) f. (bir şey) yapmaya çok yakın olmak
teeter on the brink f. kıyısında dolaşmak
teeter on the edge of (something) f. (bir şeye) ramak kalmak
Kuşbilim
teeter-tail i. benekli düdükçün
teeter (actitis macularia) i. benekli düdükçün