temporal - Türkçe İngilizce Sözlük

temporal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

temporal — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zamansal, geçici
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtɛmpərəl/ – BrE /ˈtɛmpərəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Zamanla sınırlı olma ya da zamana doğrudan bağlılık durumu. Latince tempus (“zaman”) kökünden türeyen yapı, Orta Çağ Latincesinde dünyevi olan ile ruhani olanı ayırmak için kullanılmıştır. Felsefe, nöroloji ve dilbilimde süreklilik, ardışıklık ve zaman algısı tartışmalarında merkezî bir terim olarak değerlendirilir.
Zıt Anlamlılar:
eternal, timeless

"temporal" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
temporal s. geçici
Our temporal existence on Earth makes us even greedier.
Dünyadaki geçici varlığımız bizi daha da açgözlü yapıyor.

More Sentences
temporal s. şakak
Genel
temporal s. zamansal
Literature, space and memory, activating temporal continuity are three areas that play an active role.
Edebiyat, mekân ve hafıza, zamansal sürekliliğin sağlanmasında etkin rol oynayan üç alandır.

More Sentences
temporal s. dünyevi
Your temporal pleasures stand for nothing when compared to the pleasures of heaven.
Dünyevi zevkleriniz cennetin zevkleriyle kıyaslandığında hiçbir şey ifade etmez.

More Sentences
temporal i. zamansallık
temporal i. döneme ait olan şey
temporal i. maddi olan şey
temporal s. zaman belirten
temporal s. dini olmayan
temporal s. dindışı
temporal s. zamana ait
temporal s. maddi
temporal s. muvakkat
temporal s. zamanla ilgili
temporal s. geçici nitelikte
temporal s. zamana bağlı
temporal s. fani
temporal s. laik
temporal s. seküler
temporal s. kronolojik
temporal s. ruhani olmayan
Anatomi
temporal i. şakağa ait kısım
temporal i. şakak kemiği
temporal i. şakak
temporal s. şakağa ait
temporal s. şakakta bulunan
temporal s. şakak kemiğiyle ilgili
temporal s. şakak kemiğine ait
Dilbilim
temporal s. hece miktarına ait veya ilgili
temporal s. zamana ait veya ilgili
temporal s. zaman
Eski Kullanım
temporal s. devlete ait
temporal s. siyasi
temporal s. medeni
Sürüngenler
temporal s. göz arkasında, kafatası yan kemiği ve dudak üstü arasında uzanan (pul)

"temporal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 94 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
temporal relation i. geçici ilişki
temporal property i. geçici mülkiyet
temporal order i. olayların zamana göre sıralanması
temporal arrangement i. olayların zamana göre sıralanması
Hukuk
temporal and perpetual i. muvakkat ve daimi
Siyasal
temporal loss of discretion i. geçici temyiz gücü kaybı
lords temporal i. fransa'nın soylu sınıfı
lords temporal [uk] i. (britanya'da) lordlar kamarası'nın piskoposlar dışında kalan soylu üyeleri
lords temporal i. britanya'nın soylu sınıfı
Teknik
temporal mean velocity i. geçici ortalama hız
spatial and temporal distribution i. yer ve zamana göre dağılım
temporal coherence i. geçici bağdaşım
spatio-temporal point data i. uzaysal-zamansal nokta verileri
spatio-temporal s. mekan-zamansal
spatio-temporal s. uzaysal-zamansal
Bilişim
temporal cohesion i. zamansal uyum
temporal redundancy i. zamansal artıklık
temporal reasoning i. zamansal akıl yürütme
temporal constraint i. zaman kısıdı
spatio-temporal framework i. mekan-zamansal çerçeve
spatio-temporal data mining i. mekan-zamansal veri madenciliği
Telekom
temporal filtering i. geçici süzgeçleme
Denizcilik
multivariate temporal data i. çok değişkenli anlık veri
Medikal
temporal bone i. şakak kemiği
temporal region i. temporal bölge
temporal lobe epilepsy i. şakak lobu epilepsisi
temporal side i. şakak
temporal region i. şakak bölgesi
temporal bone i. temporal kemik
temporal lobes i. temporal loblar
temporal lobe i. temporal lop
temporal arteritis i. dev hücreli arterit
temporal artery biopsy i. temporal arter biyopsisi
temporal arteritis i. temporal arterit
subacute left temporal infarction i. subakut sol temporal infarkt
hyperintensity in temporal polar region and external capsule i. temporal lob polar bölge ve eksternal kapsülde hiperintensite
right temporal lobe seizure i. sağ temporal lob kaynaklı nöbet
isolated temporal vision loss i. izole temporal görme kaybı
human temporal fascia i. insan temporal fasyası
temporal fascia graft i. temporal fasya greft
human temporal bone laboratory i. insan temporal kemik laboratuvarı
dehydrated temporal fascia i. dehidrate temporal fasya
temporal bone transverse fracture i. temporal kemik transvers kırığı
metastatic adenocarcinomas of the temporal bone i. temporal kemiğin metastatik adenokarsinomları
temporal bone dermoid cyst i. temporal kemik dermoid kisti
temporal wasting i. temporal kas erimesi
temporal bone trauma i. temporal kemik travması
rhabdomyosarcoma of the temporal bone i. temporal kemik rabdomiyosarkomu
monostotic fibrous dysplasia of the temporal bone i. temporal kemiğin monostotik fibröz displazisi
superior temporal gyrus i. üst temporal girus
Anatomi
styloid apophysis of temporal bone i. şakak kemiğinin milsi çıkıntısı
temporal bone i. şakak kemikleri
temporal lobe i. temporal lob
temporal cortex i. beynin her iki yarısındaki şakakların iç kısmında yer alan serebral korteksin bir kısmı
temporal gyrus i. beynin temporal lobunun dış yüzeyindeki kıvrımlar
temporal lobe i. beyin yarım küresinin yan taraftaki lobu
temporal artery i. beynin her iki tarafındaki üç atardamardan her biri
temporal vein i. temporal bölgeyi boşaltan toplardamar
temporal canthus i. gözün dış köşesi (üst ve alt göz kapaklarının birleştiği yer)
temporal muscle i. temporal fossadan çene kemiğinin koronoid çıkıntısına uzanan kas
temporal gyrus i. temporal girus
temporal cortex i. temporal korteks
temporal vein i. temporal ven
temporal artery i. temporal arter
anterior temporal artery i. ön şakak arteri
anterior temporal artery i. anterior temporal arter
anterior temporal artery i. beyin yarım küresinin yan tarafındaki lobun zarını besleyen şakak arteri
middle temporal vein i. göz kenarından geçen bir damar
intermediate temporal artery i. orta temporal arter
posterior temporal artery i. şakak bölgesinin arka bölümünde yer alan atardamar
posterior temporal artery i. arka temporal arter
superficial temporal vein i. süperfisyal temporal ven
post-temporal s. (kafa tasında) temporal bölümün gerisinde bulunan
post-temporal s. temporal kemiğin arkasında yer alan
Psikoloji
temporal lobe activity i. şakak lopu etkinliği
temporal acuity i. zamansal hassaslık
temporal summation i. zamansal birikim
temporal lobes i. şakak lopları
temporal lobe amnesia i. şakak lopu amnezisi
temporal codes i. zamansal kodlar
Patoloji
malignant neoplasm of temporal lobe i. temporal lob malign neoplazmı
temporal arteritis i. temporal arteritte meydana gelen iltihap
temporal lobe epilepsy i. temporal lob epilepsisi
temporal lobe epilepsy i. klinik olarak şuur bozukluğu ve hafıza kaybı ile karakterize edilen epilepsi
Optik
temporal disparity i. temporal disparite
İstatistik
multi-temporal model i. çoklu-geçici model
Fizik
spatial and temporal context i. mekansal ve zamansal bağlam
spatio-temporal s. mekansal-zamansal
Deniz Biyolojisi
temporal closure i. geçici kapama
Sosyal Bilimler
temporal relation i. zamansal ilişki
Dilbilim
temporal adjunct i. zaman zarflığı
temporal role i. isim cümlesinin anlamsal (semantik) rolü
temporal augment i. yunanca ve hintçe fiillerin geçmiş zaman halinde ilk ünlü harfin uzatılması
Sinema
temporal concentration i. derişik zaman