thrown - Türkçe İngilizce Sözlük

thrown

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

thrown — Definition

Anlamı ve Tanımı:
atılmış
Okunuş (IPA):
(AmE /θroʊn/ – BrE /θrəʊn/)
Terim Türü:
Fiil (V3): throw
throw fiilinin geçmiş zaman ortaç biçimiyle ifade edilen durum. Eski İngilizce þrēowan kök ailesinden gelir. Edilgen yapılar ve tamamlanmış eylem anlatımlarında kullanılır

"thrown" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
thrown s. atılmış
There's canned bean thrown into the gutter.
Oluğa atılmış olan konserve fasulyeler var.

More Sentences
Genel
thrown s. atılan
They are a peace-loving people who are thrown into prison in their thousands.
Binlercesi hapse atılan barışsever bir halktır.

More Sentences
thrown s. düşmüş
I wouldn't want to get thrown into a situation like that.
Böyle bir duruma düşmek istemezdim.

More Sentences
thrown s. düşen
Tekstil
thrown s. birlikte bükülmüş
Müzik
thrown s. kemanda gevşek bir yay vuruşu

"thrown" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
thrown game i. şike
thrown silk i. ibrişim
a coin thrown from the stands i. tribünlerden sahaya atılan bozuk para
be thrown f. tuşa gelmek
have something thrown away f. döktürmek
be thrown f. atılmak
have thrown away f. döktürmek
be thrown back on one's own resources f. yalnızca kendi yetenekleriyle idare etmek zorunda kalmak
thrown away f. kaçırmak
thrown out for consideration f. ortaya atılmak
be thrown out of window f. pencereden atılmak
be thrown out of school f. okuldan atılmak
throw or be thrown into convulsions f. havale geçirmek
be thrown to the lions f. aslanlara atılmak
thrown off s. üstünden atılmış
thrown-away s. atılmış
thrown-away s. döküntü
thrown-away s. ıskartaya çıkarılmış
Deyim
be thrown in at the deep end f. zor bir işi başına sarmak
be thrown in at the deep end f. zor bir işin içine hazırlıksız (yaka paça) atılmak
be thrown on the scrap heap f. bir köşeye atılmak
be thrown on the scrap heap f. kaale alınmamak
be thrown into the scale (of something) [obsolete] f. önemine/etkisine göre ağırlık/önem/güç vermek
be thrown into the scale (of something) [obsolete] f. ölçeğinde değerlendirmek
be thrown into the scale (of something) [obsolete] f. gücüne güç katmak
be thrown off balance f. şaşırmak
be thrown off balance f. dengesi bozulmak
be thrown off balance f. hazırlıksız yakalanmak
be thrown off balance f. dengesini kaybetmek
be thrown off balance f. afallamak
be thrown off balance f. kafası karışmak
be thrown in the deep end f. karmaşık/bilmediği bir işin içine atılmak
be thrown in the deep end f. kendini karmaşık/bilmediği bir şeyin içinde/ortasında bulmak
be thrown off balance f. allak bullak olmak
the gauntlet has been thrown expr. ok yaydan çıktı (bir kere)
Teknik
thrown off yarn i. kesik iplik
thrown tread i. dişi atmış lastik
thrown silk i. has ipek
Tekstil
thrown thread i. muline iplik
thrown silk i. has ipek
thrown singles i. bükülerek ibrişim haline getirilmiş ipek iplik
thrown and twisted s. birlikte bükülmüş