timetable - Türkçe İngilizce Sözlük

timetable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

timetable — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zaman çizelgesi, ders programı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtaɪmˌteɪbəl/ – BrE /ˈtaɪmˌteɪbəl/)
Terim Türü:
İsim: timetable (timetables)
Faaliyetlerin önceden belirlenmiş zaman düzeni. table ve time birleşimiyle oluşmuştur. Eğitim, ulaşım ve organizasyon yönetiminde planlama aracı olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
schedule
Zıt Anlamlılar:
improvisation

"timetable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
timetable i. program
The weekly timetable of the Department of Architecture was announced on their website.
Mimarlık Bölümünün haftalık ders programı web sitesinde yayınlanmıştır.

More Sentences
timetable i. tarife (tren/uçağa/vapur/otobüs ait)
Could I have a bus timetable?
Bir otobüs tarifesi alabilir miyim?

More Sentences
Siyasal
timetable i. zaman çizelgesi
Mrs. Clarina favors this editable timetable for her classes.
Bayan Clarina dersleri için bu düzenlenebilir zaman çizelgesini tercih ediyor.

More Sentences
Teknik
timetable i. zaman çizelgesi
Mrs. Clarina favors this editable timetable for her classes.
Bayan Clarina dersleri için bu düzenlenebilir zaman çizelgesini tercih ediyor.

More Sentences
Genel
timetable i. süre
timetable i. saat tarifesi
timetable i. belli zaman dilimlerine ayrılmış program
timetable i. çizelge
timetable i. ders programı
timetable i. herhangi bir ulaşım biçiminde kalkış ve varış saatlerini gösterir tarife
timetable i. tarife
timetable i. (tren vb) tarife
timetable i. sefer tarifesi
timetable i. proje şeması
timetable f. zaman çizelgesine göre dahil etmek
timetable f. zaman çizelgesine göre düzenlemek
timetable f. zaman çizelgesi hazırlamak
Teknik
timetable i. tarife
Demiryolu
timetable i. livre
Havacılık
timetable i. uçuş tarifesi

"timetable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
train timetable i. tren tarifesi
ramadan timetable i. imsakiye
eid timetable i. imsakiye
stick to the timetable f. zaman çizelgesine uymak
Siyasal
working timetable i. çalışma programı
Demiryolu
train timetable i. tren tarifesi
rail timetable i. tren tarifesi
Eğitim
exam timetable i. sınav takvimi
school timetable i. ders programı