transgresses - Türkçe İngilizce Sözlük

transgresses

transgresses — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çiğnemek, ihlal etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /trænzˈɡrɛs/ – BrE /trænzˈɡrɛs/)
Terim Türü:
Fiil: transgress (transgresses – transgressed – transgressing)
Kural veya sınırı aşma eylemi. Latince transgredi kökünden evrilmiştir. Hukuk ve ahlak tartışmalarında norm ihlalini ifade eder.
Eş Anlamlılar:
violate, breach
Zıt Anlamlılar:
comply, obey

"transgresses" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
transgress f. ihlal etmek
Stop transgressing the social norms before you regret it.
Toplumsal normları ihlal etmeyi bırakın, yoksa pişman olursunuz.

More Sentences
Hukuk
transgress f. ihlal etmek
Stop transgressing the social norms before you regret it.
Toplumsal normları ihlal etmeyi bırakın, yoksa pişman olursunuz.

More Sentences
Genel
transgress f. geçmek (sınırını)
transgress f. bozmak
transgress f. aşmak (sınırını)
transgress f. günah işlemek
transgress f. emir vb çiğnemek
transgress f. karşı gelmek
transgress f. tecavüz etmek
transgress f. çiğnemek
transgress f. aşmak
transgress f. çiğnemek (yasa vb)
transgress f. ihlalde bulunmak
transgress f. (sınırı) aşmak
Hukuk
transgress f. bozmak
transgress f. tecavüz etmek
Jeoloji
transgress i. denizin kara alanlarına yayılması sonucunda eski kayalarda tortuların uyumsuz şekilde birikmesi

"transgresses" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
transgress against someone or something f. birini/bir şeyi çiğnemek (kural, emir)
transgress against someone or something f. birine/bir şeye karşı gelmek
transgress against someone or something f. birini/bir şeyi kırmak
transgress against someone or something f. birine/bir şeye karşı bir suç işlemek
transgress against someone or something f. birinin/bir şeyin sınırını aşmak
transgress against someone or something f. birine/bir şeye karşı bir günah işlemek
transgress against someone or something f. birine/bir şeye karşı saldırıda bulunmak
transgress against someone or something f. birine/bir şeye karşı bir kusur işlemek
transgress against f. '-i çiğnemek (kural
transgress against f. '-e karşı bir kusur işlemek
transgress against f. '-i kırmak
transgress against f. '-e karşı gelmek
transgress against f. emir)
transgress against f. '-e karşı saldırıda bulunmak
transgress against f. '-e karşı bir günah işlemek
transgress against f. -e karşı bir suç işlemek