| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | breach i. | ihlal | ||
|
They were sued for breach of copyright. Telif hakkı ihlali nedeniyle dava edilmişlerdir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | breach i. | gedik | ||
|
There was a breach in the city wall. Şehir duvarında bir gedik vardı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | breach i. | uymama | ||
| Yaygın Kullanım | breach i. | çiğneme | ||
| Genel | ||||
| Genel | breach i. | gedik | ||
|
There was a breach in the city wall. Şehir duvarında bir gedik vardı. More Sentences |
||||
| Genel | breach i. | aranın bozulması | ||
|
He stormed out after the breach with his family. Ailesiyle arası bozulunca bir hışımla çıktı gitti. More Sentences |
||||
| Genel | breach f. | gedik açmak | ||
|
The cannonballs breached the castle walls. Top gülleleri kale duvarlarında gedik açtı. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | breach i. | ihlal | ||
|
They were sued for breach of copyright. Telif hakkı ihlali nedeniyle dava edilmişlerdir. More Sentences |
||||
| Hukuk | breach f. | ihlal etmek | ||
|
The country was accused of breaching the terms of the treaty. Ülke, antlaşma şartlarını ihlal etmekle suçlanıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | breach i. | kırık | ||
| Genel | breach i. | bozulma | ||
| Genel | breach i. | yarık | ||
| Genel | breach i. | breş | ||
| Genel | breach i. | oyuk | ||
| Genel | breach i. | yerine getirmeme | ||
| Genel | breach i. | anlaşmayı bozma | ||
| Genel | breach i. | sözünü tutmama | ||
| Genel | breach i. | birbirinden soğuma | ||
| Genel | breach i. | ilişkilerin bozulması | ||
| Genel | breach i. | balinanın suda zıplaması | ||
| Genel | breach i. | dalga kırılması | ||
| Genel | breach i. | dalga çatlaması | ||
| Genel | breach i. | ayrılık | ||
| Genel | breach i. | kopma | ||
| Genel | breach i. | sözünü tutmama | ||
| Genel | breach i. | acil durum | ||
| Genel | breach i. | yüksek efor gerektiren bir durum | ||
| Genel | breach i. | duraklatma | ||
| Genel | breach i. | kırma | ||
| Genel | breach i. | kavga | ||
| Genel | breach f. | yarmak | ||
| Genel | breach f. | karşı gelmek | ||
| Genel | breach f. | kırmak | ||
| Genel | breach f. | güvenliği kırmak | ||
| Genel | breach f. | bozmak | ||
| Genel | breach f. | (balina) suda zıplamak | ||
| Genel | breach f. | sözünü tutmamak | ||
| Genel | breach N. | yarma | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | breach i. | aykırılık | ||
| Hukuk | breach i. | bozma | ||
| Hukuk | breach i. | tecavüz | ||
| Hukuk | breach i. | uymazlık | ||
| Hukuk | breach f. | bozmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | breach i. | çatlak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | breach f. | güvenliği kırmak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | breach f. | (dalga) gemi veya kıyı koruması üzerinde çatlamak | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | breach i. | düşmanın savunma hattında saldırı sonucu oluşan boşluk | ||
| Askeri | breach i. | mayın tarlası geçidi | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | breach i. | fıtık | ||
| Eski Kullanım | breach i. | parçalanma | ||