bozma - Türkçe İngilizce Sözlük

bozma

"bozma" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 76 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bozma breaking i.
Independence does not mean breaking alliances.
Bağımsızlık, ittifakları bozmak anlamına gelmez.

More Sentences
bozma disrupting i.
This remainder must not in any event contain any highly persistent or hormone disrupting substances.
Bu kalıntılar hiçbir şekilde çok kalıcı ya da hormon bozucu maddeler içermemelidir.

More Sentences
bozma disruption i.
Disruption of this mechanism affects many functions and brings diseases.
Bu mekanizmanın bozulması birçok fonksiyonu etkiler ve hastalıkları beraberinde getirir.

More Sentences
bozma distortion i.
There is too often a tendency to criticise state aid harshly as a measure causing distortion in competition.
Devlet yardımlarını rekabeti bozan bir tedbir olarak sert bir şekilde eleştirme eğilimi çok sık görülmektedir.

More Sentences
bozma envenoming i.
bozma bungle i.
bozma endamaging i.
bozma expugnation i.
bozma defilement i.
bozma infringement i.
bozma ruining i.
bozma defile i.
bozma effacing i.
bozma infringe i.
bozma spoiling i.
bozma corruption i.
bozma baffle i.
bozma mutilation i.
bozma let be i.
bozma endamagement i.
bozma corrupting i.
bozma envenomisation i.
bozma obliteration i.
bozma quashing i.
bozma stain i.
bozma vitiation i.
bozma embroiling i.
bozma expunction i.
bozma impairment i.
bozma perversion i.
bozma violence i.
bozma cancel i.
bozma exchange i.
bozma changing i.
bozma dislocation i.
bozma transgression i.
bozma dissolution i.
bozma scuppering i.
bozma annulment i.
bozma garble i.
bozma violation i.
bozma defacement i.
bozma cancellation i.
bozma frustration i.
bozma letting i.
bozma crossing out i.
bozma erasure i.
bozma cancelation i.
bozma blighting i.
bozma derangement i.
bozma overrefinement i.
bozma overruling i.
bozma overthrow i.
bozma impoisonment [obsolete] i.
bozma impuration [obsolete] i.
bozma disgrace i.
bozma disrupture i.
bozma conspurcation [obsolete] i.
bozma pairment [obsolete] i.
Ticaret/Ekonomi
bozma annulment i.
Hukuk
bozma quashing i.
bozma reversion i.
bozma reversal i.
bozma annulment i.
bozma abolition i.
bozma recision i.
bozma abolishment i.
bozma release i.
bozma obliteration i.
bozma cancellation i.
bozma cancelation i.
bozma breach i.
bozma rescindment i.
Siyasal
bozma violation i.
Teknik
bozma infraction i.
Bilgisayar
bozma fault i.

"bozma" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kızlığını bozma defloration i.
kızlık bozma deflower i.
telif hakkını bozma copyright infringement i.
rengini bozma decolourisation i.
asayişi bozma breach of the peace i.
yemini bozma oath breaking i.
moralini bozma enervating i.
garantiyi bozma breach of warranty i.
kararı bozma reversal i.
istikrarı bozma destabilization i.
antlaşmayı bozma infringement i.
bozma (yasa/yargı/sözleşme vb'ni) annulment i.
doğal özelliklerini bozma denationalization i.
anlaşmayı bozma infringement i.
biçimini bozma distortion i.
etkisini bozma vitiation i.
nişan bozma breach of promise i.
biçimini bozma jaundicing i.
kontratı bozma breach of contract i.
rengini bozma discolouration i.
güveni bozma breach of trust i.
yeminini bozma breach of an oath i.
ayarını bozma detuning i.
rengini bozma discoloration i.
bozma (kuralları) infraction i.
şeklini bozma destructuring i.
biçimini bozma deformation i.
yaptırımı bozma sanctions-busting i.
bozma (anlaşma veya antlaşma vb) infringement i.
sözleşmeyi bozma letting of a contract i.
doğru çalışan bir şeyi düzeltmeye çalışıp bozma incorrection i.
anlaşmayı bozma breach i.
huzur bozma brawling i.
saflığını bozma defloration i.
rengini bozma decolourization i.
istikrarı bozma destabilisation i.
doğal özelliklerini bozma denationalisation i.
dengeyi bozma tipping the scales i.
yemini bozma oathbreaking i.
sataşarak sinir bozma badgering i.
bütünlüğünü bozma change of integrity i.
aralarını bozma estrangement i.
kutsallığını bozma violation i.
büyüyü bozma excantation i.
büyüsünü bozma deglamorization [us] i.
büyüsünü bozma deglamorisation [uk] i.
moralini bozma demoralising [uk] i.
moralini bozma demoralizing [us] i.
ahlakını bozma depravation i.
göz zevkini bozma desightment i.
üstünlük sağlamak için başkasının dengesini bozma oneupmanship i.
saflığını bozma impuration [obsolete] i.
kızlığını bozma devirgination i.
güzelliğini bozma disgrace i.
düzeni bozma disordering i.
düzenini bozma displantation i.
huzur bozma disturbation i.
düzeni bozma amaçlı toplanma pandaemonium i.
kendini bozma self-degradation i.
beklentileri bozma subvert expectations i.
devamlılığı bozma solution i.
sahne dekorunu bozma strike i.
düzeni bozma disorder i.
konsantrasyonunu bozma stay focused f.
bozma amacıyla out zf.
bozma amacıyla out zf.
bozma! let be! ünl.
şekil bozma contortion N.
Konuşma Dili
düzeni bozma breach of the peace i.
toplumsal düzeni bozma breach of the peace i.
kamu düzenini bozma breach of the peace i.
toplumsal düzeni bozma disturbance of the peace i.
kamu düzenini bozma disturbance of the peace i.
düzeni bozma disturbance of the peace expr.
rahatını bozma (please) don't get up expr.
duruşunu bozma keep in there expr.
benim sinirimi bozma stop ironing my head expr.
rahatını bozma don't get up expr.
(birinin) planını bozma don't rain on (one's) parade expr.
(birinin) planlarını bozma don't rain on (one's) parade expr.
(aman) rahatını bozma don't strain yourself expr.
hiç bozma keep it that way expr.
Deyim
ağzını bozma latrine lips i.
(birini) bozma girişimi/denemesi a whack at (someone) i.
moralini bozma don't get your bowels in an uproar expr.
Konuşma
ağzını bozma! watch your language! expr.
ağzını bozma! watch your mouth! expr.
ağzını bozma! watch your tongue! expr.
moralini bozma do not be sad expr.
moralini bozma don't be upset expr.
Ticaret/Ekonomi
niteliğini bozma adulteration i.
saflığını bozma adulteration i.
ayarını bozma debasement i.
itibarını bozma debasement i.
Hukuk
üst mahkemece bozma quash i.
üst mahkemece bozma overturn i.
üst mahkemece bozma quash or overturn i.
kararı bozma reversal i.
bozma kararı decision of reversal i.
bozma kararı reversing decision i.
kararı bozma cassation i.
asayişi bozma breach of peace i.
kızlığını bozma defloration i.
kararı bozma istemi motion to set aside judgement i.
asayişi bozma disturbance of the peace i.
asayişi bozma breach of the peace i.
nişanı bozma breach of promise i.
tamamen bozma disannulment i.
yargıtayın bozma kararı belgesi remittitur i.
bozma ilamı remittitur i.
kişilerin huzur ve sükununu bozma disturbing individuals’ peace and harmony i.
bozma kararı decision to overturn i.
1998 suç ve düzeni bozma yasası crime and disorder act 1998 i.
eşiyle arasını bozma alienation of affections i.
bozma kararı decision of reversal i.
bozma ilamı remitter i.
(kuralları) bozma wyte i.
barışı bozma burghbrech i.
Siyasal
yaptırımı bozma sanctions busting i.
Teknik
frekans bozma jamming i.
nesli bozma digenesis i.
yayını bozma jamming i.
kuşak bozma donanımı anti-ribboning device i.
güvenliği bozma security violation i.
telsiz yayını bozma radio jamming i.
kalıp bozma (döküm) shake-out i.
Bilişim
güvenliği bozma security violation i.
Telekom
içerik bozma defacement i.
Psikoloji
bekaret bozma defloration i.
Kimya
belirli bir malzemeyi bozma veya aşındırma amacıyla kullanılan kimyasal madde antimateriel agent i.
Biyokimya
doğal yapıyı bozma denaturation i.
Tarım
anız bozma stubble-ploughing i.
anız bozma stubble ploughing i.
Edebiyat
beklentileri bozma subverting expectations i.
Tarih
bir asilzadenin düğün gecesinde kölesinin eşinin kızlığını bozma hakkı droit de seigneur i.
Dini
keşiş yeminini bozma deraignment i.
dini yemini bozma deraignment i.
Askeri
dengeyi bozma destabilization i.
dengeyi bozma destabilisation i.
malzemeleri bozma veya aşındırma amacıyla kullanılan kimyasalların savaşta kullanımı antimateriel operation i.
Spor
kuralları bozma infraction i.
rakibin oyun düzenini bozma shut off i.
eşitliği bozma seti tie-break i.
beraberliği bozma oyunu playoff game i.
Tenis
eşitlik bozma seti tie-break i.
Tiyatro
biçim bozma distortion i.
Latince
barışı bozma suçu de pace et plagis i.
aleyhe bozma yasağı reformatio in peius i.
Eski Kullanım
düzenini bozma dissettlement i.
vücut bütünlüğünü bozma concision i.