| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | breaking i. | kırılma | ||
|
The breaking of a wave cannot explain the whole sea. Bir dalganın kırılması tüm denizi açıklayamaz. More Sentences |
||||
| Genel | breaking i. | bozma | ||
|
Independence does not mean breaking alliances. Bağımsızlık, ittifakları bozmak anlamına gelmez. More Sentences |
||||
| Genel | breaking i. | kırma | ||
|
Let me remind you of the popular proverb, ‘you cannot make an omelette without breaking eggs’. Size popüler bir atasözünü hatırlatmama izin verin: 'yumurtaları kırmadan omlet yapamazsınız'. More Sentences |
||||
| Genel | breaking s. | flaş | ||
|
There was an alert for breaking news on my phone. Telefonumda bir flaş haber uyarısı vardı. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | breaking i. | kırılma | ||
|
The breaking of a wave cannot explain the whole sea. Bir dalganın kırılması tüm denizi açıklayamaz. More Sentences |
||||
| Otomotiv | breaking i. | kırma | ||
|
Let me remind you of the popular proverb, ‘you cannot make an omelette without breaking eggs’. Size popüler bir atasözünü hatırlatmama izin verin: 'yumurtaları kırmadan omlet yapamazsınız'. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | breaking i. | ufalanma | ||
| Genel | breaking i. | parçalama | ||
| Genel | breaking i. | zorla girme | ||
| Genel | breaking i. | kopma | ||
| Genel | breaking i. | zorla bir binaya girme | ||
| Genel | breaking i. | break dans | ||
| Genel | breaking i. | çiçeğin normal renginde meydana gelen belirgin değişim | ||
| Genel | breaking s. | kıran | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | breaking i. | (kuyruk/sıra) kaynak yapma | ||
| Medya | ||||
| Medya | breaking s. | (haber) son dakika | ||
| Medya | breaking s. | aniden meydana gelen | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | breaking s. | kırıcı | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | breaking i. | parçalama | ||
| Tarım | ||||
| Tarım | breaking i. | sürülmüş bakir arazi | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | breaking i. | ses kırılması | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | breaking i. | uzun yerine kısa notaların kullanıldığı bir tür süsleme | ||