exchange - Türkçe İngilizce Sözlük

exchange

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exchange — Definition

Anlamı ve Tanımı:
değiş tokuş, takas, değiştirmek, borsa
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈstʃeɪndʒ/ – BrE /ɪkˈstʃeɪndʒ/)
Terim Türü:
İsim: exchange (exchanges); Fiil: exchange (exchanges – exchanged – exchanging)
Bir şeyi başka bir şeyle karşılıklı değiştirmeyi; isim olarak değiş tokuş işlemini ve kimi bağlamlarda borsayı/alışveriş platformunu tanımlayan terimdir. Eski Fransızca eschangier/échange kelimesinden İngilizceye geçmiştir; modern kullanımda exchange, hem gündelik “swap” pratiğini hem de finansal piyasalardaki organize alım-satım mekaniğini aynı kökte birleştirir.
Eş Anlamlılar:
swap, trade, interchange
Zıt Anlamlılar:
keep, retain, hold

"exchange" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 80 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
exchange i. mübadele
However, there is another environmental principle at stake, namely the exchange principle.
Ancak, söz konusu olan başka bir çevre ilkesi, yani mübadele ilkesidir.

More Sentences
exchange f. takas etmek
Can you exchange this watch for a ring?
Bu saati bir yüzükle takas eder misin?

More Sentences
exchange f. değiş tokuş etmek
They exchanged gifts.
Hediyeleri değiş tokuş ettiler.

More Sentences
exchange f. bozdurmak
Tom is at the bank exchanging money.
Tom bankada para bozduruyor.

More Sentences
exchange i. değiş tokuş
Genel
exchange i. borsa
Exchanges are not public utilities and they should not be granted a monopoly.
Borsalar kamu hizmeti değildir ve onlara tekel verilmemelidir.

More Sentences
exchange i. takas
No decision will be taken here on the basis of an exchange of rights for money.
Burada para karşılığında hakların takası temelinde hiçbir karar alınmayacaktır.

More Sentences
exchange i. döviz
The sellers set their own exchange rates.
Satıcılar kendi döviz kurlarını belirler.

More Sentences
exchange i. değişme
You can also use a free language exchange website to get even more practice.
Daha fazla pratik yapmak için ücretsiz bir dil değişim sitesi de kullanabilirsiniz.

More Sentences
exchange i. değişim
You need to talk to the store manager for exchanges.
Değişim için mağaza müdürüyle konuşmanız gerekiyor.

More Sentences
exchange i. karşılık
I'll give you my apple in exchange for your banana.
Sendeki muza karşılık olarak bendeki elmayı veririm.

More Sentences
exchange i. tartışma
The president was involved in a heated exchange with the opposition leader.
Başkan, muhalefet lideriyle hararetli bir tartışmaya girdi.

More Sentences
exchange i. döviz bürosu
Could you please point me to the nearest exchange facility?
Lütfen bana en yakın döviz bürosunu gösterebilir misiniz?

More Sentences
exchange i. (öğrenci) değişim programı
As a student, I went on an exchange to Portugal.
Öğrenciyken değişim programıyla Portekiz'e gitmiştim.

More Sentences
exchange i. karşılıklı ateş etme
Luckily, no one was hurt during the exchange of gunfire.
Karşılıklı ateş edildiği esnada şans eseri kimse yaralanmadı.

More Sentences
exchange f. çevirmek
He exchanged yen for dollars.
Yen'i dolara çevirdi.

More Sentences
exchange f. bozdurmak
Tom is at the bank exchanging money.
Tom bankada para bozduruyor.

More Sentences
exchange f. değişmek
Will you exchange seats with me?
Benimle yerleri değişir misin?

More Sentences
exchange f. değiştirmek
May I return or exchange my order?
Siparişimi iade edebilir veya değiştirebilir miyim?

More Sentences
exchange f. (yabancı para) bozdurmak
We need to exchange our euros for yen before we leave.
Buradan ayrılmadan önce avrolarımızı bozdurup yen almamız lazım.

More Sentences
exchange f. birbirine … vermek
They exchanged phone numbers towards the end of the evening.
Akşamın sonuna doğru birbirlerine telefon numaralarını verdiler.

More Sentences
exchange f. ile değiştirmek
She exchanged the flats for stilettos.
Düz ayakkabılarını stilettolarla değiştirdi.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
exchange i. borsa
Exchanges are not public utilities and they should not be granted a monopoly.
Borsalar kamu hizmeti değildir ve onlara tekel verilmemelidir.

More Sentences
exchange i. kur
The dollar's exchange rate has dropped dramatically.
Dolar kuru önemli ölçüde düştü.

More Sentences
exchange i. mübadele
However, there is another environmental principle at stake, namely the exchange principle.
Ancak, söz konusu olan başka bir çevre ilkesi, yani mübadele ilkesidir.

More Sentences
exchange f. değiştirmek
May I return or exchange my order?
Siparişimi iade edebilir veya değiştirebilir miyim?

More Sentences
Teknik
exchange f. değiştirmek
May I return or exchange my order?
Siparişimi iade edebilir veya değiştirebilir miyim?

More Sentences
exchange f. takas etmek
Can you exchange this watch for a ring?
Bu saati bir yüzükle takas eder misin?

More Sentences
Biyokimya
exchange i. alış-veriş
The cooperation includes exchange of information and mapping of munitions dump sites.
Bu işbirliği bilgi alışverişini ve mühimmat döküm alanlarının haritalanmasını da içermektedir.

More Sentences
Dilbilim
exchange i. değişim
You need to talk to the store manager for exchanges.
Değişim için mağaza müdürüyle konuşmanız gerekiyor.

More Sentences
Askeri
exchange i. mübadele
However, there is another environmental principle at stake, namely the exchange principle.
Ancak, söz konusu olan başka bir çevre ilkesi, yani mübadele ilkesidir.

More Sentences
Genel
exchange i. bozma
exchange i. trampa
exchange i. sarraf
exchange i. karşılıklı alıp verme
exchange i. telefon santralı
exchange i. kambiyo
exchange i. karşılıklı olarak yapma
exchange i. santral
exchange i. değiştokuş
exchange i. değiştirme
exchange i. (telefon) santral
exchange i. (telefon) merkez
exchange i. (karşılıklı) söyleşi
exchange i. (ev, iş vb.) değişim
exchange f. mübadele etmek
exchange f. bozmak
exchange f. değiş etmek
exchange f. teati etmek
exchange f. trampa etmek
exchange f. karşılıklı alıp vermek
exchange f. değiştokuş etmek
exchange f. para bütünlemek
exchange f. para tümlemek
exchange f. karşılıklı paylaşmak
Ticaret/Ekonomi
exchange i. borsa takas
exchange i. kambiyo
exchange i. trampa
exchange i. pazar
exchange i. tahvil
exchange i. poliçe
exchange i. kambiyo senedi
exchange i. kooperatif dükkanı
exchange i. kooperatif şirket
exchange i. kliring odasında işlem için sunulan belgeler
exchange i. kur farkı
exchange f. mübadele etmek
exchange f. trampa etmek
exchange s. yerel ve yabancı bir kurum arasındaki karşılıklı düzenlemeye ilişkin
Teknik
exchange i. değiştirim
exchange i. değiş tokuş
exchange i. takas değiş tokuş
Bilgisayar
exchange i. değiştokuş
exchange expr. değiştir
Telekom
exchange i. yerel telefon alan kodu
Fizik
exchange i. bir taneciğin iki nükleon arasından geçirildiği işlem
Biyokimya
exchange i. verişim
Deniz Biyolojisi
exchange i. verişimli alış-veriş
Spor
exchange i. arka arkaya yapılan başarılı vuruş sırası
Satranç
exchange f. (genellikle eş değerli taşları) kazanıp kaybetmek

"exchange" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
stock exchange i. borsa
euro exchange rate i. euro kuru
Genel
labor exchange i. iş ve işçi bulma kurumu
floating exchange rate system i. dalgalı kur sistemi
exchange of views i. fikir alışverişi
blood exchange i. kan değişimi
flexible exchange rate system i. değişken kur sistemi
exchange theory i. değişim kuramı
cation exchange i. katyon alışverişi
exchange rate i. döviz kuru
committee of the exchange i. borsa müdürlüğü
foreign exchange market i. döviz piyasası
exchange of opinions i. düşünce alışverişi
foreign exchange reserve i. döviz rezervi
stock exchange market i. menkul kıymetler borsası
exchange management i. döviz idaresi
cross foreign exchange rate i. çapraz döviz kuru
exchange rates i. döviz kurları
current exchange rate i. cari döviz kuru
foreign exchange market i. kambiyo piyasası
exchange value i. değişim değeri
telephone exchange i. telefon santralı
exchange rate fixing i. kur belirleme
foreign exchange i. kambiyo
foreign exchange i. döviz arbitrajı
heat exchange i. ısı alışverişi
rate of exchange i. kur
exchange rate level i. kur seviyesi
commodity exchange market i. ticaret borsası
commodity exchange i. ticaret borsaları
exchange market i. borsa
exchange of positions by mutual consent i. becayiş
exchange management i. döviz yönetimi
exchange rate i. kambiyo kuru
information exchange i. bilgi alışverişi
exchange operations i. borsa işlemleri
foreign exchange rates i. döviz kurları
stock exchange quotation i. borsa fiyatı
bills of exchange i. kambiyo senetleri
exchange regime i. kambiyo rejimi
stock exchange i. menkul kıymetler borsası
rate of exchange i. kur oranı
smuggling of foreign exchange i. döviz kaçakçılığı
population exchange i. nüfus değişimi
microsoft exchange i. microsoft exchange
exchange office i. döviz bürosu
unequal exchange i. eşitsiz mübadele
exchange authorization i. kambiyo izni
bill of exchange i. tahvil
telephone exchange i. santral
exchange broker i. borsa simsarı
equilibrium rate of exchange i. denge kuru
trunk exchange i. şehirlerarası santralı
exchange regulations i. borsa hukuku
foreign exchange transactions i. kambiyo işlemleri
foreign exchange administration i. kambiyo yönetimi
foreign exchange holdings i. döviz stoku
foreign exchange futures i. ileri dönem kambiyo
rationing of foreign exchange i. döviz tahsisi
foreign exchange i. döviz
student exchange programs i. öğrenci değişim programları
new york stock exchange i. new york menkul değerler borsası
stock exchange representative i. borsa temsilcisi
exchange of views i. fikir teatisi
exchange area i. santral hizmet bölgesi
labor-employment exchange i. iş ve işçi bulma kurumu
international exchange i. uluslararası santral
information exchange i. bilgi alış-verişi
shipping exchange i. yük borsası
foreign exchange outflow i. dövizin dışa akışı
home exchange i. (iki ev sahibi arasında) ev değiştirme
home exchange i. iki ev sahibinin belirli bir süre karşılıklı birbirlerinin evlerinde oturması
exchange of ideas i. fikir alışverişi
cultural exchange i. kültür alışverişi
a fake exchange i. sahte bir takas
idea exchange i. fikir alışverişi
information exchange i. bilgi değişimi
bill of exchange i. poliçe
corn exchange i. tahıl borsası
exchange bureau i. döviz bürosu
exchange of threats i. karşılıklı tehditler
gold exchange i. altın borsası
dollar exchange rate i. dolar kuru
exchange shots f. karşılıklı olarak birer el silah atmak
exchange pleasantries f. hoşbeş etmek
exchange glances f. bakışmak
exchange blows f. yumruklaşmak
exchange bairam greetings f. bayramlaşmak
exchange positions by mutual consent f. becayiş etmek
exchange letters f. mektuplaşmak
not to exchange (one thing) for (another) f. değiştirememek
exchange opinions f. fikir alışverişi yapmak
exchange ideas with one another f. karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak
exchange ideas with one another f. karşılıklı fikir alışverişi yapmak
exchange ideas f. karşılıklı fikir alışverişi yapmak
exchange ideas f. karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak
exchange foreign currency f. döviz bozmak
exchange information f. bilgi alışverişinde bulunmak
give in exchange f. karşılığı olarak vermek
exchange information f. bilgi alışverişi yapmak
have an exchange of ideas f. fikir alışverişinde bulunmak
exchange dollars f. dolar bozdurmak
exchange euro f. euro bozdurmak
exchange euro f. euro bozmak
exchange dollars f. dolar bozmak
exchange hellos f. selamlaşmak
exchange hellos f. merhabalaşmak
exchange love letters f. birbirlerine aşk mektupları yazmak
get in exchange f. karşılığı olarak almak
get in exchange f. karşılığında almak
exchange a smile f. karşılıklı gülüşmek
exchange views on something f. bir konu üzerinde fikir alışverişinde bulunmak
exchange views on something f. bir şey üzerinde görüş alışverişinde bulunmak
exchange views on something f. bir şey üstünde görüş alışverişinde bulunmak
exchange views on something f. bir şey üstünde fikir alışverişinde bulunmak
exchange views on something f. bir şey üzerinde fikir alışverişinde bulunmak
exchange views on something f. bir konu üzerinde görüş alışverişinde bulunmak
exchange views on something f. bir konu üstünde görüş alışverişinde bulunmak
exchange views on something f. bir konu üstünde fikir alışverişinde bulunmak
exchange vows f. evlenmek
exchange vows f. sözlenmek
exchange rings f. (nişan/söz/evlilik) yüzük takmak
in exchange zf. mukabil
in exchange for a bribe zf. rüşvet karşılığında
in exchange for ed. karşılığında
in exchange for ed. -e bedel
in exchange for ed. -e karşılık
in exchange for ed. -e karşılığında
in exchange for ed. karşılık olarak
in exchange for ed. bedel olarak
ex (exchange) kısalt. takas etmek
ex (exchange) kısalt. değiş tokuş yapmak
exc (exchange) kısalt. değiş tokuş yapmak
exc (exchange) kısalt. takas etmek
Öbek Fiiller
exchange words (with someone) f. (birine) laf etmek
exchange something with someone f. biriyle bir şey değişmek
exchange (something) for (something) f. (bir şeyi bir şeyle) takas etmek
exchange words (with someone) f. (biriyle) ağız dalaşı yapmak
exchange with f. ile değiştirmek
exchange words (with someone) f. (biriyle) tartışmak
exchange words (with somebody) (about something) [uk] f. (biriyle bir şey hakkında) laf dalaşı yapmak
exchange for f. ile değiştirmek
exchange (something) for (something) f. (bir şeyi bir şeyle) değiştirmek
exchange something with someone f. biriyle bir şey alıp vermek
exchange with f. ile takas etmek
exchange words (with somebody) (about something) [uk] f. (birine bir şey hakkında) iki çift laf etmek
exchange for f. ile takas etmek
exchange words (with somebody) (about something) [uk] f. (biriyle bir şey hakkında) tartışmak
exchange words (with someone) f. (birine) iki çift laf etmek
exchange (something) for (something) f. (bir şeyin) yerine (başka bir şey) almak