| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | fault i. | fay | ||
|
A sudden slip on a North fault caused an earthquake. Kuzey fayındaki ani bir kayma depreme neden oldu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | fault i. | arıza | ||
|
There might be a fault in the microphone. Mikrofonda bir arıza olabilir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | fault i. | hata | ||
|
His opponent served a double fault. Rakibi çifte hata yaptı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | fault i. | kabahat | ||
|
The fault for this lies entirely with Europe. Bunun kabahati tamamen Avrupa'ya aittir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | fault i. | kusur | ||
|
It's so naive of you to think he has no faults. Onun hiç kusuru olmadığını düşünmeniz çok safça. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fault i. | kabahat | ||
|
The fault for this lies entirely with Europe. Bunun kabahati tamamen Avrupa'ya aittir. More Sentences |
||||
| Genel | fault i. | suç | ||
|
This is the fault neither of France nor of Germany. Bu ne Fransa'nın ne de Almanya'nın suçudur. More Sentences |
||||
| Genel | fault i. | aksaklık | ||
|
As with every security measure, Zynga security measures are also experiencing some faults. Her güvenlik önleminde olduğu gibi Zynga güvenlik önlemlerinde de bazı aksaklıklar yaşanıyor. More Sentences |
||||
| Genel | fault i. | kusur | ||
|
It's so naive of you to think he has no faults. Onun hiç kusuru olmadığını düşünmeniz çok safça. More Sentences |
||||
| Genel | fault f. | kusur bulmak | ||
|
It’s hard to fault what she did for her children. Çocukları için yaptıklarına kusur bulmak güç. More Sentences |
||||
| Genel | fault f. | suçlamak | ||
|
You can't fault a man for trying. Bir erkeği denediği için suçlayamazsın. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | fault i. | kusur | ||
|
It's so naive of you to think he has no faults. Onun hiç kusuru olmadığını düşünmeniz çok safça. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | fault i. | hata | ||
|
His opponent served a double fault. Rakibi çifte hata yaptı. More Sentences |
||||
| Hukuk | fault i. | kusur | ||
|
It's so naive of you to think he has no faults. Onun hiç kusuru olmadığını düşünmeniz çok safça. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | fault i. | arıza | ||
|
There might be a fault in the microphone. Mikrofonda bir arıza olabilir. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | fault i. | hata | ||
|
His opponent served a double fault. Rakibi çifte hata yaptı. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | fault i. | hata | ||
|
His opponent served a double fault. Rakibi çifte hata yaptı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fault i. | yanlış | ||
| Genel | fault i. | yanlışlık | ||
| Genel | fault i. | gedik | ||
| Genel | fault i. | ayıp | ||
| Genel | fault i. | günah | ||
| Genel | fault i. | yanılgı | ||
| Genel | fault i. | eksiklik | ||
| Genel | fault i. | kusur (karakterinde) | ||
| Genel | fault i. | çatlak | ||
| Genel | fault i. | noksan | ||
| Genel | fault i. | bozukluk | ||
| Genel | fault i. | kırık | ||
| Genel | fault i. | noksanlık | ||
| Genel | fault i. | karakter zayıflığı | ||
| Genel | fault i. | sorumluluk | ||
| Genel | fault i. | suçluluk | ||
| Genel | fault i. | kusurluluk | ||
| Genel | fault i. | kafa bulanıklığı | ||
| Genel | fault f. | hatası olmak | ||
| Genel | fault f. | kınamak | ||
| Genel | fault f. | ayıplamak | ||
| Genel | fault f. | suçu olmak | ||
| Genel | fault f. | fay oluşturmak | ||
| Genel | fault f. | hata yapmak | ||
| Genel | fault f. | hataya düşmek | ||
| Genel | fault f. | yanılmak | ||
| Genel | fault f. | berbat etmek | ||
| Genel | fault f. | becerememek | ||
| Genel | fault f. | yüzüne gözüne bulaştırmak | ||
| Genel | fault N. | fay hattı | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | fault i. | itham | ||
| Hukuk | fault f. | itham etmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | fault i. | bozulma | ||
| Teknik | fault i. | kaçak | ||
| Teknik | fault i. | yanılgı | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | fault i. | bozma | ||
| Elektrik | ||||
| Elektrik | fault i. | kısa devre | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | fault i. | defo | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | fault i. | kırık | ||
| Jeoloji | ||||
| Jeoloji | fault f. | fay oluşturacak şekilde kaymak | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | fault i. | av sırasında kokunun kaybedilmesi | ||
| Tenis | ||||
| Tenis | fault i. | servis hatası | ||
| Tenis | fault f. | servis hatası yapmak | ||