transportable - Türkçe İngilizce Sözlük

transportable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"transportable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
transportable s. taşınabilir
These filters are easily transportable and cheaper than buying an electric ionizer.
Bu filtreler kolayca taşınabilir ve elektrikli bir iyonlaştırıcı satın almaktan daha ucuzdur.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
transportable s. taşınabilir
These filters are easily transportable and cheaper than buying an electric ionizer.
Bu filtreler kolayca taşınabilir ve elektrikli bir iyonlaştırıcı satın almaktan daha ucuzdur.

More Sentences
Teknik
transportable s. taşınabilir
These filters are easily transportable and cheaper than buying an electric ionizer.
Bu filtreler kolayca taşınabilir ve elektrikli bir iyonlaştırıcı satın almaktan daha ucuzdur.

More Sentences
Genel
transportable s. taşınır
transportable s. portatif
Ticaret/Ekonomi
transportable s. nakli mümkün

"transportable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
transportable [brit] s. sürgün içeren
transportable [brit] s. sürgün cezası verilebilir
transportable [brit] s. sürgün edilebilir
Ticaret/Ekonomi
transportable pressure equipment i. taşınabilir basınçlı ekipmanlar
Teknik
transportable pressure equipment i. taşınabilir basınçlı ekipmanlar
transportable working platform i. transpalet
transportable gas cylinder i. taşınabilir gaz tüpü
transportable gas cylinders i. taşınabilir gaz tüpleri
transportable motor-operated electric tools i. elektrikli motorlu taşınabilir aletler
transportable plant i. taşınabilir tesis
refillable transportable gas cylinder i. tekrar doldurulabilir taşınabilir gaz tüpü
transportable cylinders for acetylene gas i. taşınabilir asetilen gazı tüpleri
transportable motor-operated electric tool i. taşınabilir elektrik motorlu alet
large transportable vacuum insulated vessel i. taşınabilir vakum yalıtımlı büyük kap
transportable moisture limit i. taşınabilir rutubet sınırı
Telekom
transportable regional remote station i. uzaktan erişimli mobil bölgesel istasyon
transportable regional remote station i. uzaktan kumandalı seyyar monitör bölge istasyonu
transportable earth station i. taşınabilir yer istasyonu
Havacılık
air transportable unit i. havada taşınabilir birlik
Denizcilik
transportable platform i. taşınabilir platform
Medikal
chemically biologically hardened air transportable hospital i. kimyasal ve biyolojik etkenlere karşı korunmuş hava yolu ile nakledilebilir hastane birimi
chemically hardened air transportable hospital i. kimyasal etkenlere karşı korunmuş hava yolu ile nakledilebilir hastane birimi
air transportable hospital i. hava nakilli hastane
chemically-biologically hardened air transportable hospital i. kimyasal ve biyolojik etkenlere karşı korunmuş hava yolu ile nakledilebilir hastane birimi
chemically hardened air transportable hospital i. kimyasal etkenlere karşı güçlendirilmiş havayolu ile nakledilebilir hastane birimi
chemically-biologically hardened air transportable hospital i. kimyasal ve biyolojik etkenlere karşı güçlendirilmiş havayolu ile nakledilebilir hastane birimi
Çevre
transportable storage cask i. taşınabilir depolama fıçısı
joint transportable cp system i. taşınabilir kimyasal korunma sistemi
Askeri
transportable casualties i. taşınabilir hasta ve yaralılar
air transportable unit i. havadan taşınabilir birlik
nonair transportable i. havadan nakliye edilmeyen
man transportable i. insan tarafından nakledilebilir malzeme