trotted - Türkçe İngilizce Sözlük

trotted

"trotted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
trot i. tırıs
The old man set off at a quick trot.
Yaşlı adam hızlı bir tırısla yola koyuldu.

More Sentences
trot f. koşmak
The boy trotted to his father's side.
Çocuk, babasının yanına koştu.

More Sentences
trot f. tırıs gitmek
The horse trotted down the road.
At yolda tırıs gidiyordu.

More Sentences
trot i. cevap anahtarı
trot i. koşuş
trot i. hızlı yürüyüş
trot i. hızlı yürüme
trot i. kırıtarak yürüme
trot i. yürümeye yeni başlayan çocuk
trot i. at sırtında gezi
trot f. acele etmek
trot f. hızlı yürümek
trot f. tırısa kaldırmak
trot f. gitmek
trot f. (biriyle) dalga geçmek
trot f. (birini) alay konusu yapmak
Konuşma Dili
trot i. troçkist
trot i. leon trotski ve takipçileri tarafından savunulan politik ve ekonomik komünizmin takipçisi kimse
Hayvancılık
trot i. atın koşarken çıkardığı ses
Balıkçılık
trot i. uzun balık oltasına bağlı kısa misinalardan biri
trot i. uzun balık oltası
trot i. çapari
trot f. uzun oltayla balık yakalamak
Dilbilim
trot i. yabancı bir metnin kelimesi kelimesine çevirisi
Spor
trot i. at yarışı
trot i. hafif tempoda esnek bir tür dans adımı
trot i. bir tür dans
trot i. süratli koşu
Eski Kullanım
trot i. kocakarı
trot i. yaşlı kadın

"trotted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 78 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fox trot i. fokstrot dansı
turkey trot i. hindi koşuşu
jog trot i. ağır hareketlilik
jog-trot i. durağan gelişme
jog-trot i. yavaş tempo koşu
jog-trot i. yavaş ilerleme
jog-trot i. durağanlık
jog trot i. rahvan gitme
jog trot i. yavaş hareket etme
jog trot i. (at) tırıs gitme
jog trot i. sıkıcı tarz
jog trot i. monoton yaşayış tarzı
globe-trot i. dünya seyahati
round trot i. atın ayağını yere vurması
round trot i. (at) tok vuruş
trot round f. gezdirmek
trot out f. göstermek
trot out f. teşhir etmek
trot off f. yola revan olmak
trot along f. yola koyulmak
trot off f. yola koyulmak
jog trot f. (at) tırıs gitmek
globe-trot f. dünyayı gezmek
at a trot zf. tırısta
at a trot zf. hızlı adımlarla
Öbek Fiiller
trot out f. bahsedip durmak
trot after f. peşinden gitmek
trot away f. uzaklaşmak
trot away f. kaçmak
trot out f. gösteriş yaparak sergilemek
trot out f. tekrar tekrar söylemek
trot out f. (bir atın) yürüyüşünü göstermek
trot after (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) peşinden/peşinde koşturmak
Konuşma Dili
trot [australia/new zealand] i. şanslı olaylar zinciri
be hot to trot f. hevesli olmak
be hot to trot f. sabırsızlanmak
be hot to trot f. istekli olmak
hot to trot s. sabırsız
hot to trot s. hevesli
hot to trot s. istekli
Deyim
bad trot i. bahtsızlıklarla dolu makus dönem
a rough trot [nz] i. talihsiz/şanssız/aksiliklerle dolu/meşakkatli dönem
a rough trot [nz] i. müşkül durum
be on the trot f. işi başından aşkın olmak
trot in double harness f. mutlu evlilik yürütmek
trot in double harness f. iyi geçinmek
have a rough trot f. zor bir dönem yaşamak
have a rough trot f. çalkantılı bir dönem yaşamak
have a rough trot f. şanssız/talihsiz bir dönem yaşamak
have a rough trot f. inişli çıkışlı bir dönem yaşamak
be a rough trot f. şanssızlıklar/zorluklar serisi olmak
be a rough trot f. talihsiz/şanssız bir dönem olmak
be a rough trot f. zor bir dönem olmak
be a rough trot f. şanssızlıklar/zorluklar silsilesi olmak
on the trot expr. arka arkaya
on the trot expr. çok meşgul
on the trot expr. art arda
Mimarlık
dog trot i. 19. yüzyılda abd'nin güneyinde popüler olan iki odalı ahşap bir ev stili
Spor
rising trot i. (binicilikte) tırıs
rising trot i. (binicilikte) binicinin her iki vuruşta eyerden yükseldiği at yürüyüşü
sitting trot i. binicinin sabit oturduğu bir tırıs gitme yöntemi
jog trot f. yavaş koşmak
Müzik
fox-trot i. anglo-sakson kaynaklı bir dans
turkey trot i. I. dünya savaşı döneminde popüler bir dans
turkey-trot i. I. dünya savaşı döneminde popüler bir dans
Argo
hot to trot i. şehvet uyandıran
trot [us] i. öğrenci yatağı
backdoor trot i. ishal
backdoor trot i. cır cır
backdoor trot i. motoru bozma
be hot to trot f. baştan çıkarıcı olmak
be hot to trot f. seksi olmak
be hot to trot f. azmak
be hot to trot f. şehvetli olmak
hot-to-trot s. seksi
hot to trot s. şehvet düşkünü
hot to trot s. kızışmış/uyarılmış
hot to trot s. (aşırı) istekli/ hevesli