tutacak - Türkçe İngilizce Sözlük

tutacak

"tutacak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tutacak handle i.
Mutfak
tutacak potholder i.
You'll burn your hands if you don't use a potholder or oven mitts!
Tutacak ya da fırın eldivenleri kullanmazsan ellerini yakarsın!

More Sentences
Genel
tutacak handgrip i.
tutacak pot holder i.
tutacak oven cloth i.
tutacak pan holder i.
tutacak holder i.
tutacak handhold i.
tutacak oven gloves i.
tutacak pot-holder i.
tutacak pole i.
tutacak steale i.
tutacak stele i.
tutacak steal [dialect] [uk] i.
Teknik
tutacak lug i.

"tutacak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
arabalarda telefon vb koymak için kullanılan tutacak car holder i.
delinmesi veya kesilmesi kolay olan ve üzerine çakılan çivileri tutacak, çok gözenekli toprak çanak çömlek terra-cotta lumber i.
ahşap tutacak stail [uk] i.
ısı geçirmez tutacak hot pad i.
arkasında yasını tutacak birini bırakmak leave someone behind to mourn f.
sıvıyı tutacak kepçe gibi bir gereci daldırıp sıvının bir kısmını boşaltmak dip f.
Öbek Fiiller
tutacak sözü olmamak have nothing on f.
bir yelkeni rüzgarı tam tutacak şekilde kesmek fill away f.
Konuşma Dili
(çişini) tutacak gücü kalmamak can't hold it (in) f.
ne kadar tutacak? how much will it be? exclam.
Konuşma
işimi ayakta tutacak ne varsa yapmaya hazırım I'm willing to do whatever it takes to keep my business afloat expr.
sözünü tutacak mı? is he going to keep his word? expr.
sözünü tutacak mı? is she going to keep her word? expr.
Hukuk
avukat tutacak maddi durumu olmama indigency i.
eğer avukat tutacak durumda değilsen if you cannot afford an attorney expr.
eğer avukat tutacak durumda değilsen senin için bir avukat atanacaktır one will be appointed expr.
Teknik
cam bir eşyaya takılmaya hazır camdan tutacak veya ayaklık bit i.
kullanım sırasında şoku azaltmak için bazı aletlere takılan elastik tutacak withe i.
Elektrik
şarjı hep dolu tutacak şekilde az az verilen akım trickle charge i.
Psikoloji
annelerini kaybeden ve yerini tutacak uygun birini bulamayan bebeklerde meydana gelen şiddetli depresyon anaclitic depression i.