unaware - Türkçe İngilizce Sözlük

unaware

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unaware — Definition

Anlamı ve Tanımı:
habersiz, farkında olmayan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌʌnəˈwɛr/ – BrE /ˌʌnəˈweə/)
Terim Türü:
Sıfat
Bilgi veya farkındalık eksikliği durumu. Un- ve aware kökünden oluşur. Risk ve iletişim analizlerinde bilgi boşluğunu vurgular.
Eş Anlamlılar:
oblivious, ignorant (contextual)
Zıt Anlamlılar:
aware, informed

"unaware" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
unaware s. habersiz
Residents of this estate were unaware of the presence of the fireworks factory.
Bu sitenin sakinleri havai fişek fabrikasının varlığından habersizdi.

More Sentences
Genel
unaware s. bihaber
The man was unaware of the upcoming danger.
Adam yaklaşmakta olan tehlikeden bihaberdi.

More Sentences
unaware s. farkında olmayan
This is a fundamental, if surreptitious, change, of which, once again, our voters are unaware.
Bu, gizlice de olsa, seçmenlerimizin bir kez daha farkında olmadığı temel bir değişikliktir.

More Sentences
unaware s. farkında değil
You are unaware of the chaotic and tragic situation in Iraq, caused by governments friendly to you.
Irak'ta size dost hükûmetler tarafından yaratılan kaotik ve trajik durumun farkında değilsiniz.

More Sentences
unaware s. habersiz
Residents of this estate were unaware of the presence of the fireworks factory.
Bu sitenin sakinleri havai fişek fabrikasının varlığından habersizdi.

More Sentences
Teknik
unaware s. habersiz
Residents of this estate were unaware of the presence of the fireworks factory.
Bu sitenin sakinleri havai fişek fabrikasının varlığından habersizdi.

More Sentences
Genel
unaware s. haberi olmayan
unaware s. önemsemeyen
unaware s. dikkatsiz
unaware s. aymaz

"unaware" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be unaware of f. habersiz olmak
be unaware f. haberi olmamak
be unaware f. gaflete düşmek
be unaware of f. farkında olmamak
be unaware of f. haberi olmamak
be unaware of the happenings around oneself f. dünyadan haberi olmamak
keep someone unaware f. habersiz bırakmak
be completely unaware of f. ruhu bile duymamak
pretend to be unaware (of something) f. renk vermemek
pretend to be unaware (of something) f. rengini belli etmemek
be completely unaware of f. ruhu duymamak
be unaware of f. unutmak
be unaware of what is going on around oneself f. dünyadan haberi olmamak
be unaware of f. bihaber olmak
be unaware of f. bilincinde olmamak
unaware of s. -den habersiz
unaware of s. bihaber (bir şeyden)
blissfully unaware s. korkunç bir şeyin farkında olmayan
at unaware zf. beklenmedik bir şekilde
Konuşma Dili
unaware of anything expr. herşeyden habersiz
unaware of everything expr. herşeyden habersiz
totally unaware expr. her şeyden habersiz
Deyim
caught unaware s. hazırlıksız yakalanmış
Konuşma
I am not unaware that expr. bilmez değilim