uncharted - Türkçe İngilizce Sözlük

uncharted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

uncharted — Definition

Anlamı ve Tanımı:
keşfedilmemiş
Okunuş (IPA):
(AmE /ʌnˈtʃɑːrtɪd/ – BrE /ʌnˈtʃɑːtɪd/)
Terim Türü:
Sıfat
Haritalanmamış veya bilinmeyen alan. Un- ve charted kökünden türemiştir. Keşif ve yenilik anlatılarında bilinmezliği simgeler.
Eş Anlamlılar:
unexplored, unknown
Zıt Anlamlılar:
charted, mapped

"uncharted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
uncharted s. keşfedilmemiş
He was found on an uncharted island.
Adam keşfedilmemiş bir adada bulundu.

More Sentences
uncharted s. bilinmeyen
We're in uncharted territory.
Bilinmeyen bölgedeyiz.

More Sentences
uncharted s. keşfedilmemiş ya da haritası yapılmamış bölge
uncharted s. haritada olmayan
uncharted s. haritası yapılmamış
uncharted s. meçhul
uncharted s. ıssız
uncharted s. tekinsiz
Coğrafya
uncharted s. henüz araştırılmamış veya keşfedilmemiş (bölge)

"uncharted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
uncharted territory i. keşfedilmemiş toprak
Deyim
uncharted waters i. alışılmadık durum
uncharted territory i. alışılmadık durum
uncharted waters i. tehlikeli sular
uncharted waters i. tehlikeli durum
be in uncharted waters f. daha önce hiç karşılaşılmayan bir durumla karşılaşmak
be in uncharted waters f. ne yapacağını bilemez durumda olmak
be in uncharted waters f. ne yapacağını bilemez durumda olmak
get into uncharted waters f. bilinmedik/bulanık bir durumun içerisinde olmak
get into uncharted waters f. bilinmeyen bir şeye doğru yol almak
get into uncharted waters f. ne yapacağını bilemez durumda olmak
be in uncharted waters f. daha önce hiç karşılaşılmayan bir durumla karşılaşmak
be in uncharted waters f. bilinmedik/bulanık bir durumun içerisinde olmak
be in uncharted waters f. tehlikeli sularda yüzmek
get into uncharted waters f. tehlikeli sularda yüzmek
be in uncharted waters f. bilinmeyen bir şeye doğru yol almak
be in uncharted waters f. zor/tehlikeli bir durumun içinde olmak
get into uncharted waters f. zor/tehlikeli bir durumun içinde olmak
get into uncharted waters f. daha önce hiç karşılaşılmayan bir durumla karşılaşmak