| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | unconstitutional s. | anayasaya aykırı | ||
|
The new law was claimed to be unconstitutional. Yeni yasanın anayasaya aykırı olduğu iddia ediliyordu. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | unconstitutional i. | anayasaya aykırı | ||
|
This unconstitutional situation issues directly from the nature of the country's political constellation. Bu anayasaya aykırı durum doğrudan ülkenin siyasi yapısının doğasından kaynaklanmaktadır. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | unconstitutional i. | anayasaya aykırı | ||
|
This unconstitutional situation issues directly from the nature of the country's political constellation. Bu anayasaya aykırı durum doğrudan ülkenin siyasi yapısının doğasından kaynaklanmaktadır. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | unconstitutional i. | anayasaya aykırı | ||
|
This unconstitutional situation issues directly from the nature of the country's political constellation. Bu anayasaya aykırı durum doğrudan ülkenin siyasi yapısının doğasından kaynaklanmaktadır. More Sentences |
||||
| Siyasal | unconstitutional s. | bir kuruluşa aykırı | ||
| Siyasal | unconstitutional s. | bir kuruluş tarafından izin verilmeyen | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Hukuk | ||
| Hukuk | unconstitutional statute i. | anayasaya aykırı kanun |
| Kurum/Kuruluş | ||
| Kurum/Kuruluş | unconstitutional strike i. | işçi sendikası ile işverenin anlaştığı prosedürleri ihlal eden iş bırakma eylemi |
| Kurum/Kuruluş | unconstitutional strike i. | kuruluşa aykırı grev |