| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | unmarried s. | evlenmemiş | ||
|
I am nearly forty and still unmarried. Neredeyse kırk yaşındayım ve hala evlenmedim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | unmarried s. | bekar | ||
|
I know that Tom and Mary are both unmarried. Tom ve Mary'nin bekâr olduğunu biliyorum. More Sentences |
||||
| Genel | unmarried s. | evlenmemiş | ||
|
I am nearly forty and still unmarried. Neredeyse kırk yaşındayım ve hala evlenmedim. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | unmarried s. | bekar | ||
|
I know that Tom and Mary are both unmarried. Tom ve Mary'nin bekâr olduğunu biliyorum. More Sentences |
||||
| Hukuk | unmarried s. | evli olmayan | ||
|
It now claims that Member States are entitled to reunify unmarried couples. Şimdi ise Üye Devletlerin evli olmayan çiftleri yeniden birleştirme hakkına sahip olduğunu iddia etmektedir. More Sentences |
||||
| Hukuk | unmarried s. | evli değil | ||
|
Grybauskaitė is unmarried and has no children. Grybauskaitė evli değildir ve çocuğu yoktur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | unmarried s. | mücerret | ||
| Genel | unmarried s. | nikahsız | ||
| Sinema | ||||
| Sinema | unmarried s. | görüntü ve ses kayıtlarının farklı makaralarda olduğu film | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | unmarried women i. | evlenmemiş kadınlar | ||
| Genel | unmarried fathers i. | evli olmayan babalar | ||
| Genel | unmarried man i. | evlenmemiş adam | ||
| Genel | unmarried couples i. | evlenmemiş çiftler | ||
| Genel | unmarried woman i. | evlenmemiş kadın | ||
| Genel | unmarried mothers i. | evli olmayan anneler | ||