up to you - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

up to you

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"up to you" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Speaking
up to you karar senin
up to you sana bağlı
up to you sana kalmış
up to you keyfin bilir

"up to you" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Phrases
the rest is up to you gerisi sana kalmış
the rest is up to you gerisi size kalmış
Speaking
are you up to date on your immunizations? aşılarınız tamam mı?
do you want to end up like them? sonunun onlar gibi olmasını mı istiyorsun?
do you want to end up like them? sonunun onların ki gibi mi olmasını istiyorsun?
everything is up to you her şey size bağlı
everything is up to you her şey size kalmış
everything's up to you her şey size bağlı
everything's up to you her şey size kalmış
I agree with you up to a point sana bir noktaya kadar katılıyorum
I don't want to break up with you senden ayrılmak istemiyorum
i didn't want to wake you up seni uyandırmak istemedim
i want you to break up with my sister kız kardeşimden ayrılmanı istiyorum
i want you to look up yukarı bakmanı istiyorum
if you don’t want to end up like me sonunun benim gibi olmasını istemiyorsan
i'll make it up to you telafi edeceğim
i'll make it up to you kendimi affettireceğim
i'll make it up to you bunu sana telafi edeceğim
it is up to you size bağlı
it is up to you size kalmış
it is up to you sizin elinizde
it is up to you senin elinde
it is up to you sana bağlı
it's entirely up to you tamamen kendi takdirinize kalmış
its up to you sana kalmış
it's up to you senin sorumluluğunda
it's up to you karar sizin
it's up to you sana bağlı
it's up to you bu sana bağlı
it's up to you senin bileceğin iş
it's up to you sana kalmış
it's up to you son karar sizin
it's up to you ne yaparsan yap
it's up to you karar senin
it's up to you bu sana kalmış
it's up to you siz bilirsiniz
my fate is up to you kaderim sana bağlı
that's up to you size/sana bağlı
what are you two up to? siz ikiniz neyin peşindesiniz?
what are you up to these days? bugünlerde neyle meşgulsün?
what are you up to these days? bugünlerde ne yapıyorsun?
what are you up to this evening? bu gece bir planınız var mı?
what are you up to this weekend? bu hafta sonu bir planın var mı?
what are you up to this weekend? bu hafta sonu ne yapıyorsun?
what are you up to this weekend? bu hafta sonu planın ne?
what are you up to? naber?
what are you up to? neler çeviriyorsun?
what are you up to? neler yapıyorsun?
what do you want to be when you grow up? büyüyünce ne olmak istiyorsun?
what have you been up to neler yaptın
what have you been up to since the last time i saw you? seni son gördüğümden bu yana neler yapıyorsun?
what you have been up to? neler yapıyordun?
what you have been up to? ne yapıyordun?
you don't have to come up here buraya gelmek zorunda değilsin
you gotta get up pretty early in the morning to do something bir şeyler yapmak için erkenden hazırlanmalısın
Politics
if some day you are compelled to defend your independence and your republic, you must not tarry to weigh the possibilities and circumstances of the situation before taking up your duty bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin!